10 Nisan 2018 Salı

YÜKSEL ARSLAN'I ANARKEN



20 Nisan'da Yüksel Arslan'ı kaybedişimizin birinci yılında anacağız...
Resimlerinde mizah ve karikatür etkilerini de gördüğümüz bu sanatçımızı biraz yakından tanıyalım.
Yüksel Arslan (d. 27 Temmuz 1933, Eyüp, İstanbul - ö. 20 Nisan 2017, Paris), Türk ressam. Kendi geliştirdiği  teknikle çeşitli doğal malzemeleri kullanarak ürettiği ve arture adını verdiği resimlerle, özellikle Karl Marx'ın Kapital  eserinin etkisiyle çizdiği Kapital serisiyle bilinir. Türkiye'de ve ülke dışında birçok kişisel ve karma sergi açmıştır.
Yüksel Arslan, 24 Temmuz 1933'te İstanbul'da Fatih'in Bahariye Mahallesi'nde doğdu. Her ikisi de Anadolu göçmeni olan ve fabrika işçisi olarak çalışan bir çiftin dört çocuğundan ikincisiydi. 1945-48 arasında Eyüp Ortaokulu'nda, 1949-52  arasında İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitim gördü. Paul Klee etkisiyle çizdiği ilk resimlerini lisenin duvarlarında  sergiledi. 1953-54 yıllarında İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü'nde okudu. Bölümün Anadolu'ya düzenlediği  gezilere katıldı, geleneksel sanatları ve Anadolu uygarlıklarının eserlerini inceledi.


İlk sergisini 1955'te, Adalet Cimcoz'un yönetmekte olduğu Maya Galerisi'nde İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü başlığıyla açtı. Ferit Edgü, Sezer Tansuğ gibi eleştirmenlerden övgü aldığı bu sergisindeki tüm eserler satıldı. Jacques Mauduit'nin Modern Sanatın 40.000 Yılı isimli eserinde anlatılanlardan yola çıkarak, daha sonraki tüm eserlerinde kullanacağı bir tekniği uygulamaya başladı. Toprak boyalar, bal, yumurta akı, sabun, ot, çay, tütün, kemik iliği, kan ve sidik gibi malzemeler kullanarak ürettiği boyaları kullandığı bu tekniği ilk olarak İnsanlı Günler isimli serisinde kullandı. Arslan, 1957-58 yıllarında Eleşkirt'da askerliğini yaptı. 1959'da, İstanbul'da açtığı ikinci kişisel sergisi Phallisme, Adnan Benk ve Mazhar İpşiroğlu gibi isimlerden övgü aldı.Edouard Roditi vasıtasıyla Arslan'ın resimlerini gören André Breton, ressamı 1959 sonunda Paris'te düzenlenecek olan Uluslararası Sürrealizm Sergisi'ne davet etti.Ancak Arslan sergiye katılamadı.Arslan 1961'de 15 resmini bir galeride sergilemek üzere Paris'e gitti ve orada yaşamaya başladı. Burada çeşitli sergilere katıldı. 1962'deki kişisel sergisi Homunculus-cucus-palus, planus-phallus-micrococcus sırasında Arslan'ın eserlerini gören Jean Dubuffet, ressam ile yazışmaya başladı ve bir eserini satın aldı.[6] Arslan bu dönemde, resimlerini adlandırmak için Fransızca art (sanat) ve peinture (tablo) sözcüklerini birleştirerek arture terimini oluşturdu ve eserlerini bundan sanra bu isimle tanımladı. 1965'te 10 ayını Berlin'de geçirdi. Eşi Lidy ile tanıştı ve çiftin ilk çocuğu olan Artur doğdu. 1967'de, Ankara ve İstanbul'da açılan iki sergi için Türkiye'ye döndü. Basında yer alan, eserlerinin "cinsellikle ilgili ve iğrenç imajlar" içerdiğini öne süren yazıların ardından, Ankara'da sergilenen resimleri müstehcen oldukları gerekçesiyle savcılık tarafından toplatıldı.1960-67 yılları arasında Nietzsche etkisinde kalan Arslan, 1969 sonrasında Marx etkisine girdi ve on dört arture'lük Yabancılaşmalar dizisini Marx'ın elyazmalarından hareketle çizdi. Das Kapital'i resimlemeye karar verdi ve 1969-75 yılları arasında Kapital dizisine ait 30 arture üretti. 1975'te Fransa'da Maloine yayınevi tarafından kitap olarak basılan bu serinin ardından, 1975-79 yılları arasında Kapital'in Güncelleştirilmesi Denemesi isimli seriyi tamamladı.1980'de, tarih öncesi çağlardan güncel döneme kadar, kendi üzerinde etkisi olan her şeyi resmettiği Etkiler dizisine başladı. 126 arture'lük bu seri 1984'te tamamlandı. 1981'de, Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü'nü, heykeltıraş İlhan Koman ile paylaştı. 1982'de ise, Fransa'da verilen Humour Noir Grandville kara mizah ödülünü aldı. 1984-86 yılları arasında, kendi hayatından hareketle çizdiği Autoarture serisini çizdi. 1986'da Etkiler dizisi Fransa'da kitap olarak yayımlandı.


1986'da, Aleksandr İvanoviç Oparin'in Yaşamın Kökeni isimli eserinden hareketle İnsan dizisine başladı ve 2000'e kadar bu diziye ait arture'ler üretti. Bu resimler üç cilt olarak 1990, 1995 ve 1999'da yayımlandı. Arslan 2000'den itibaren, Etkiler dizisinin devamı niteliğindeki Yeni Etkiler dizisine başladı. (Kaynak Vikipedia)


ÖLÜMÜNDEN SONRA BİANET'TE  HALUK KALAFAT TARAFINDAN YAZILAN YAZI

Kapital'i Resimleyen Yüksel Arslan Hayatını Kaybetti - Haluk Kalafat


Eski mağara resimlerinde kullanılan toprak, bal, yumurta akı, kemik iliği gibi doğal malzemelerle yaptığı resimlerle tanınan, Kapital’i resimleyen ressam Yüksel Arslan 84 yaşında Paris’te hayatını kaybetti.Yüksel Arslan 1961’de Paris’e yerleşmişti. 1967’de Türkiye’ye gelip Ankara'da açtığı sergi müstehcen bulunarak hakkında kovuşturma yapılmıştı. Sergi savcı tarafından ikinci gününde toplatılır. Davası 8 ay sürer ve beraat eder ve 2009'a kadar Türkiye'ye bir daha gelmez.
Ressam  ürettiği eserlere “arture” adını veriyordu. Bu sözcüğü sanat anlamına gelen İngilizce “art” ve resim anlamına gelen Fransızca “peintire” sözcüklerinden türetmişti. Ayrıca tablolarına isim yerine numara verirdi.2014'te İstanbul'da sergi açmıştıArslan'ın İstanbul'da son sergisi 81 yaşındayken Ocak 2014'te Nişantaşı'ndaki Dirimart galerisinde açılmıştı. 'İnsan' ve 'Etkiler' adlı serilerinden oluşan sergideki eserleri 1950'li yıllarda üretmişti.


Kapital'in resimlenmesi
Arslan, 1968'de Kapital dizisine başlayışını şöyle anlatıyordu:
"Kendime, küçük, toplum dışı, yıkıcı, anarşist, insanlara - karşı bir yaşantı seçmiştim. Bu küçük özel dünyadan, 1967 yılı sonlarında materyalizm diyalektiğe vararak çıkıp kurtuldum, yeniden doğmuş gibi oldum."Dostu Ferit Edgü'yse 70'lerde Milliyet Sanat'ta yayımlanan yazısında bu süreci şöyle anlatıyordu:
"Hiç kuşkusuz, insan birkaç kez doğabilir. Elimizde olmayan birinci doğuşumuzdur. Ondan sonrakilerde, anası da, babası da, ebesi de kendisidir insanın. Yüksel'in bu ikinci (ya da üçüncü) doğuşu, Eyüp'te bıraktığı sınıfsal kökenine dönüş müdür? Yoksa yaşamın kaçınılmaz çelişkilerinin getirdiği, uzun süren yeni bir dönemi midir? Bu sorunun karşılığını - yoo hayır, zaman değil, Yüksel Arslan'ın kendisi verecek."
Nietzsche dönemi, Marx dönemi Arslan'ın sanatında 1960 Nietzsche, 1967 ise Marx dönemi olarak tanımlanıyor. Marx'ın ve Marx hakkında yazılmış neredeyse bütün kitapları okuduğu bir dönem yaşıyor; bu dönem 6 yıl sürüyor ve 50'ye yakın arture yapıyor.
1980'den sonrasına "Sanatçılar, şairler, düşünürler, yazarlar, müzisyenler" dönemi; 1984'ten sonrasında çocukluğunu ve anılarını işler. 1986-2000 arasında ise "İnsan" dizisini üretir. 2000 sonrası ise "Yeni Etkiler" adlı dönemi olarak adlandırıyor.



Yüksel Arslan kimdir?

1933'te doğan Arslan, İstanbul Erkek Lisesi'ne devam ederken, suluboya, guvaş ve pastel karışımı resimleriyle dikkat çekti. Doğal boyalar kullanarak o dönemde, İlişki, Davranış, Sıkıntılara Övgü adını verdiği bir dizi resim yaptı.Bunları ilk kez 1955'te Maya Galerisinde sergiledi. Eski mağara resimlerinde kullanılan toprak, bal, yumurta akı, kemik iliği vb. araç-gereçlerle oluşturduğu resimleri (İnsanlı Günler, Portreler, Phallisme dizileri) 1959'da sergilendiğinde, bir rastlantı sonucu tanıştığı Roditi'nin dikkatini çekti. Roditi, Andre Breton'a, Arslan'ın bu resimlerinden söz edince,
Paris'te açılan uluslararası bir sergiye davet edildi.
Bu çağrıya, galerici Raymond Cordier'nin de çağrısı eklenince, 1961'de Paris'e yerleşti. Ertesi yıl Cordier'nin galerisinde, kişisel bir sergi düzenledi. 1969-1975'te Karl Marx'ın Kapital'ini resimledi. 1980'li yıllarda Etkiler'i ve Autoartures olarak isimlendirdiği resim dizisini gerçekleştirdi.
1967'de Türkiye'ye gelerek, biri İstanbul'da (Türk-Alman Kültür Merkezi), öteki Ankara'da (Fransız Kültür Merkezi) iki sergi açtı. Ankara'daki sergi, müstehcen olduğu gerekçesiyle kovuşturmaya uğradı.


1981'de 5. Sedat Simavi Vakfı Görsel Sanatlar Ödülü'nü aldı. “Yeni Etkiler” adlı kitabı 2015’te Sel Yayıncılık’tan yayınlanmıştı.
2009’da Bilgi Üniversitesi'nin yerleşkesi santralistanbul'da Levent Yılmaz'ın küratörlüğündeki 1950'li yıllardan itibaren yaptığı çalışmalardan oluşan bir retrospektif sergi açılmıştı.
Türkiye'ye 40 yıl sonra dönmüştüRetrospektifi için hazırlanan biyografisinde Arslan şöyle tanıtılıyordu:
"Kastamonu Daday'dan göç etmiş bir ailenin çocuğu olarak 1933'te Eyüp'te doğan, babası yine Haliç kıyısında bir kontrplak fabrikasında çalışan, İstanbul Erkek Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi'nde Sanat Tarihi okuyup 1961 yılında Paris'e giden; 1967'den beri de bir daha memlekete hiç gelmeyen dünyaca ünlü bir ressamımız. Doğup büyüdüğü Eyüp semtine, tam 40
yıl sonra ironik ve tesadüfi bir şekilde dev bir sergiyle döndü." (HK)

https://bianet.org/bianet/yasam/185746-kapital-i-resimleyen-yuksel-arslan-hayatini-kaybetti



Hiç yorum yok: