15 Haziran 2017 Perşembe

EMRE YILMAZ KARİKATÜR SERGİSİ


KARABURUN KARİKATÜRLÜ EV AÇILIŞI EMRE YILMAZ SERGİSİ İLE YAPIYOR!
2008 yılında Türkiye’nin ilk Karikatürlü Evi olarak hizmete giren Karaburun Karikatürlü Ev yeni sezon açılışını Karikatürist Emre Yılmaz’ın sergisiyle yapıyor. Yılmaz’ın aralarında ödüllü karikatürlerinin de yer aldığı sergi sanat ve mizah severlerin beğenisine sunulacak. 17 Haziran 2017 Cumartesi günü saat: 15.00’te açılacak olan sergi de Yılmaz çocuklarla atölye çalışması yapacak ve hem yayıncısı hem de çizeri olduğu çocuk kitabını imzalayacak. Sergi Karaburun’da 17 Haziran-1 Temmuz 2017 tarihleri arasında izlenebilir.

12 Mayıs 2017 Cuma

NURİYE GÜLMEN- SEMİH ÖZAKÇA AÇLIK GREVİNDE


Aslı Alpar

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ihraç edilen Konya Selçuk Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Nuriye Gülmen ve sınıf öğretmeni Semih Özakça’nın Ankara Yüksel Caddesi’nde başlattıkları oturma eylemi ve sonrasındaki açlık grevi hâlâ devam ediyor… Sağlıkları tehlikeye  giren  Gülmen  ve  Özakça’ya bir grup  tiyatro  sanatçısı Rıfat Ilgaz’ın “Aydın  mısın?” şiirinden hazırladıkları bir videoyla destek verdiler.




AYDIN MISIN?
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun
Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol
Tam çağı ise başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol

Rıfat Ilgaz

Latuff Carlos
Tasfiye nedeniyle açlık, onurumuz için
açlık grevi


30 Nisan 2017 Pazar

1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN









Yaçın Çetin

Atilla Atala

Vahit Akça


Eflatun Nuri

Saadet Demir Yalçın

Mehmet Tevlim
Atilla Atala


25 Nisan 2017 Salı

EMRE YILMAZ KARİKATÜR SERGİSİ


OKTAY EKİNCİ KARİKATÜRLÜ EV SEZONU EMRE YILMAZ SERGİSİ İLE AÇIYOR!

Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde kültür ve sanat adına büyük katkılar sunan Oktay Ekinci Karikatürlü Ev sezon açılışını Karikatürist Emre Yılmaz’ın sergisi ile yapıyor. Mimar, Öğretim Görevlisi ve Gazeteci Oktay Ekinci’nin adını yaşatan Karikatürlü Ev kısa zamanda yapmış olduğu etkinliklerle adından söz ettiriyor. Karikatürist Emre Yılmaz’ın aralarında ödüllü karikatürlerinin de yer aldığı sergi sanat ve mizah severlerin beğenisine sunulacak. 29 Nisan saat: 17.00’de açılışı yapılacak olan sergiye Türkiye’nin birçok yerinde hayata giren Karikatürlü Ev’lerin isim babası Karikatürist Kamil Masaracı’da katılacak. Masaracı ve Yılmaz açılışta çocuklarla bir de karikatür atölyesi yapacak. Sergi Ayvalık’ta 29 Nisan-8 Mayıs 2017 tarihleri arasında izlenebilir.

Emre YILMAZ

1984 yılında Ankara'da doğdu. 2004-2008 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde lisans eğitimini tamamladı. Cumhuriyet, Sabah, Birgün, Evrensel ve Homur gibi gazete ve dergiler başta olmak üzere birçok gazete ve dergide karikatürleri yayımlandı. Kültür Sanat ve Edebiyat Dergilerine karikatürler çizdi. 2006 yılında kurmuş  olduğu  Obur  Mizah  Dergisi’nin  kurucu  editörlüğünü yapmaktadır. Obur Mizah adına birçok karikatür sergisi ve yarışma düzenlemiştir. Ankara’da Karikatür Vakfı’nın düzenlediği Uluslararası Ankara Karikatür Festivali ekibinde yer almaktadır. Türkiye ve Almanya’dan 2 karikatür ödülü sahibidir. Ayrıca Ulusal ve Uluslararası Karikatür Yarışmalarında Seçici Kurul görevlerinde bulunmaktadır. 2013 yılından itibaren Ankara’da Karikatür Vakfı’nda yetişkin ve çocuk gruplarına karikatür dersleri vermektedir. Çankaya Belediyesi’ne çocuklar için çevre konulu 3 kitap seti hazırladı. Trt kanalı için belli bir süre karikatür- animasyon çalışması yapmıştır. Tasarımcı Kafası Reklam Ajansı’nın da kurucusudur. 2016 yılında Reklam Ajansı bünyesinde kurmuş olduğu Tasarımcı Çocuk Yayınları ile çocuklar için kitap seti çalışması yapmıştır.   




7 Nisan 2017 Cuma

31 Mart 2017 Cuma

21 Mart 2017 Salı

HAYIR'lı Karikatürler Bekleniyor


AFORİZMA YARIŞMASI




Öncelikle “AFORİZMA” Kelimesinin ne olduğunu bilmekte fayda var.
1.Özdeyiş
2.Özlü ,çarpıcı,aykırı söz anlamına gelir. Yarışmanın tam amacına ulaşması için lütfen
yarışma şartnamesini okuyunuz.
BAYRAKLI BELEDİYESİ 2017
AFORİZMA (DUVAR YAZILARI) YARIŞMA
ŞARTNAMESİ
Birinci Bölüm
YARIŞMANIN AMACI
Aforizma Hakkında…
Fransızca kökenli olan bu kelime “aphorisme” sözcüğünden türeyerek dilimize yerleşmiştir. Bunun yanı sıra bu sözcüğün Latince’deki “aphorismus” sözcüğünden alıntılandığı da bilinmektedir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde ise “Özdeyiş” şeklinde tanımlanmaktadır. Aforizma herhangi bir şeyi, bilinmesi gereken niteliği ile öz olarak anlatmak demektir. Dolayısı ile aforizmalar uzun olmayı sevmezler, kısadırlar. Aforizma bir şeyin özünü tek cümle anlatmalıdır.
Ülkemizde, yaşadığımız kent veya mahallemizde, duvarlarda bulunan “Komik” yazılar çok dikkat çekmektedir. Halk arasında “Duvar Yazıları” olarak bilinen bu özdeyişlerin aslında birer aforizma olduğunu söyleyebiliriz.
Yakın tarihimizde bu duvar yazıları bir döneme damga vurmuş, ne kadar mizaha yatkın bir toplum olduğumuz ortaya çıkmıştı. Belki bu yaratıcı güç sizde de var. Bir şeyleri kısa yoldan anlatıp, yazmak için bu yarışmamız bir fırsat olacaktır. O zaman kağıt kaleme sarılmanın zamanı diyoruz. Kısa ve özlü sözlerinizi bekliyoruz.
İkinci Bölüm
YARIŞMAYA KATILIM KOŞULLARI
1.Yarışmaya profesyonel ve amatör herkes katılabilir. Yarışma konusu: “Serbest”tir
2.Yarışmaya Bayraklı Belediyesi çalışanları ve çalışanların birinci derece akrabaları katılamayacaklardır.
3. Yarışmaya sadece internet aracılığı (e- posta) katılmak mümkündür. Katılım adresi: aforizma@bayrakli.bel.tr
4. Yarışmacılar yazdıkları (1 word dosyasına) aforizmaların altına mutlaka isim- soy isim, telefon, e- posta ve adreslerini yazmak zorundadırlar. Her hangi bir bilgi eksikliği olduğunda gönderilenler elenecektir.
5. Yarışmacılar en az 3, en fazla 5 aforizma ile yarışmaya katılabilirler.
6. Gönderilen aforizmaların her hangi bir yazı karakterine veya Graffiti’ye gerek yoktur. Küfür, argo, cinsellik ve hakaret içeren aforizmalar kabul edilmeyecektir.
7. Yarışmacıların göndereceği aforizmalar hiçbir yerde yayınlanmamış olmalıdır. Herhangi bir yerden alıntı, kopya veya çalıntı olduğu tespit edildiğinde ödül iptal edilecektir. Sonuçlar açıklandıktan sonra kamuoyunda paylaşılacak 7 gün içerisinde benzer veya kopya aforizmalar konusunda itirazlar, tekrar değerlendirilecek, haklılığı tespit edilirse ödüller iptal edilecektir. Daha sonra benzerlik konusunda itirazlar dikkate alınmayacaktır. Jürinin kararı kesindir.
8. Aforizmaların son gönderme tarihi 15 Mayıs 2017’dir.
9.Seçici kurul Mayıs ayı içerisinde toplanıp değerlendirme yapacaktır.
10. Yarışmaya katılan aforizmalar geri gönderilmeyecek ve eserlerin kullanım hakkı süresiz olarak Bayraklı Belediyesi’ne ait olacaktır.
11.Ödül töreni saati ve yeri “İdare” tarafından belirlenecek ve yarışmacılara bildirilecektir.
12. Bayraklı Belediyesi “Aforizma (Duvar Yazıları) Yarışması ”için gönderdiğim duvar yazısı bütünüyle kendime aittir. Daha önce hiçbir yarışmaya göndermediğimi, (BU HUSUSA AYKIRI DAVRANMAM DURUMUNDA YARIŞMA DIŞI TUTULACAĞIMI, PARA ÖDÜLÜ ALMIŞ OLMAM HALİNDE, ALDIĞIM PARAYI İADE EDECEĞİMİ), eserimin hiçbir şekilde, hiçbir eserle bariz benzerlik taşımadığını; Bayraklı Belediyesi “Aforizma (Duvar Yazıları) Yarışması” özel şartnamesini aynen kabul ve taahhüt ettiğimi arz ederim.
Üçüncü Bölüm
ÖN SEÇİCİ KURUL:
Hasan KARABAĞ- Bayraklı Belediye Başkanı
Selin ORHAN- Bayraklı Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü
Ahmet Zeki YEŞİL- Mizah Yazarı
İbrahim ORMANCI- Mizah Yazarı
Üstay HERDEM- Mizah Yazarı
Mustafa YILDIZ- Karikatürcü
Serkan DEMİR- Karikatürcü
Not: Bayraklı Belediyesi, ön seçici kurul üyeleri arasından herhangi bir sebeple görev alınamaması durumunda yeni bir ön seçici kurul üyesi belirleme hakkına sahiptir.
Dördüncü Bölüm
YARIŞMA TAKVİMİ:
Son başvurusu: 15 Mayıs 2017 tarih mesai bitimi
Değerlendirme: Mayıs ayı içerisinde yapılacaktır.
Ödül töreni: Ödül töreni saati ve yeri “İdare” tarafından belirlenecek ve ilgililere bildirilecektir.
Beşinci Bölüm
ÖDÜLLER:
1.Ödül: 2.000 TL ve Plaket
2.Ödül: 1.500 TL ve Plaket
3.Ödül:1.000 TL ve Plaket
MANSİYON ÖDÜLÜ : (3 adet) 500 TL
• Yarışmaya katılma e- posta adresi: aforizma@bayrakli.bel.tr
• Şartname: www.bayrakli.bel.tr
• İRTİBAT ADRESİ:
BAYRAKLI BELEDİYESİ KÜLTÜR VE SOSYAL İŞLER MÜDÜRLÜĞÜ
275/7 Sokak No:4 Manavkuyu Mahallesi Bayraklı-İZMİR
• Telefon: 0232 477 20 00

4 Mart 2017 Cumartesi

HOMUR 86 KAZDAĞI İÇİN ÇIKTI

HOMUR BU KEZ İKİ KAPAKLI....

HOMUR bildiğiniz gibi 18.yılına girerken ilk sayısını  OHAL sürecinde basına ve demokratik kuruluşlara yapılan ağır baskılara rağmen siz değerli yazar, çizer dostlarımız ve okuyucularımızla beraber 25 Şubat 2017 tarihinde yayınladı. 18 yıla girerken şimdiye kadar geçirdiğimiz bu süreçte  86.sayıyı eserleri ile yaratan yazar-çizerler başta olmak üzere,  bizlere her türlü dayanışmada bulunan kişi –kuruluş, sendika, meslek odası ile platformlara teşekkür etmeyi bir borç biliriz.
Homur Yayın Kurulu olarak HOMUR’ un son sayısını Özel olarak KAZDAĞI talanına ayırmıştık, bildiğiniz gibi ilgili çalışmalar sürerken Türkiye de gerici bir darbe girişimi yaşandı. Girişimden bu sayıda beraber çalıştığımız sendikamız KESK -EĞİTİM-SEN’ de etkilendi. Olayları “Allah’ın lütfu” olarak değerlendiren iktidar darbecilerle mücadele iddiasıyla geniş bir “cadı avı” başlattı. Bu avdan darbe girişimi ile uzaktan yakından ilgisi olmayan  eğitim emekçileri başta olmak üzere, basın mensupları ile akademisyenlerle tüm emekçiler ağır bir şekilde etkilendi..

 Darbe Girişiminden sonra ilan edilen OHAL ile uygulanmaya başlanan KHK (Kanun Hükmünde Kararname ) ile “darbecilerle hesaplaşma” adına ihraçlar,  açığa alınmalar hükümetin eğitim emekçilerinin sendikal örgütlülüğüne, özellikle iş güvencesine yönelik olarak attığı adımlar saldırının asıl nedenini ortaya koydu.

       Bizde Homur Yayın Kurulu olarak mücadele arkadaşlarımızın sorunlarını gündemimize alarak KAZDAĞI Özel sayımızı tüm halkımıza yapılan gerici ve anti-demokratik baskıların işleneceği 2 Kapaklı daha özel HOMUR sayısı yapmaya karar verdik ve Şubat 2017 de gerçekleştirdik.

       25 Şubat 2017 tarihinde çıkan HOMUR 86.sayıyı
Ahmet ÇUHACI, Ahmet Zeki YEŞİL, Adımizi, Asuman KÜÇÜKKANTACILAR, Aşkın AYRANCIOĞLU, Atay SÖZER,  Atilla ATALA, Birol ÇÜN, Boris VİAN, Canan OĞUZ BAYRAKTUTAN,  Canol KOCAGÖZ, Coşkun GÖLE, Dinçer PİLGİR, Ekrem KILIÇ, Emre BAKAN, Ercan BAYSAL, Fatih BALCI, Hülya ERŞAHİN, Hüseyin ASLAN, Hüseyin ÇAKMAK, İbrahim ORMANCI, Lütfü ÇAKIN, Mehmet TEVLİM, Mehmet ZEBER, Murat ÖZMENEK, Murat TÜRKEŞ,  Mustafa YILDIZ, Ogün YÜCEL, Rahime HENDEN,     Savaş ÜNLÜ, Seyit SAATÇİ, Tahir ÖNGÜR, Tayfun AKGÜL, Telat KOÇ, Umut GERMEÇ, Vahit AKÇA yazı ve çizgileriyle yarattılar.
 
       Ayrıca bu sayımızı KAZDAĞI ve OHAL e karşı mücadele eden tüm dostlarımıza adıyoruz.
 
           Dostluklarımızla
           HOMUR
           Mizah ve Karikatür Grubu

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN






Seyfi Şahin’den Açıklama Var

Gırgır dergisinde yayınlanan bir karikatür bahane edilerek ortalık ayağa kaldırılmış, derginin genel yayın yönetmeni Seyfi Şahin hakkında sosyal medyada linç kampanyasıyla ölüm tehditleri almaya başlamıştı. Sürecin sonunda da yayıncı dergiyi kapattığını ve çalışanlar hakkında suç duyurusunda bulunacağını beyan etmişti. Neresinden bakılırsa akıllara zarar bir durum vardı ortalıkta.
Seyfi Şahin Facebook sayfasında gerekli açıklamayı yaptı ve olayın sandığımızdan da vahim olduğunu gördük.
En yakın çalışma arkadaşlarının, en önce onu savunması gereken meslek kuruluşunun omurgasız tavrı bizi gerçekten endişelendirdi.
Homur Mizah Grubu olarak her koşulda Seyfi Şahin’in yanında olduğumuzu bildiririz…

SEYFİ ŞAHİN’İN FACEBOOK’DAKİ YAZISI

NELER OLDU ?
Karikatür olayının ardından 15 günden fazla bir zaman geçti, olayın birkaç gün sonrası bişeyler yazmayı düşündüm, ama olayın sıcaklığıyla yanlış cümleler kurup birilerini incitirim diye bu güne kadar bekledim…
Peki neler oldu?
1984’ten beri mizah dergilerinde her hafta çizmekteyim… Yaklaşık 33 sene olmuş, binlerce sayfa, on binlerce karikatür demek..
Kenan Evren zamanında 2 karikatürden yargılandım,ceza aldım
Derken Özal zamanı geldi,onu da pas geçmedim, cezamı aldım
Tayyip zamanında sanırım 30’ yakın karikatürden yargılandım..
Bunlar yapılan işin gereğidir, ve pişman olduğum şeyler değildir
Tekrar konuya dönersek,
O hafta da köşemi çizmiştim, diğer gün bir arkadaşım Sosyal Medyada çizmiş olduğum karikatürle ilgili yorum ve eleştiriler olduğunu söyledi, baktım birkaç eleştiri var, çok önemsemedim…
Ama ilerleyen saatlerle Cumhurbaşkanı sözcüsü ,bakan ve m.vekillerinin de katılmasıyla tepkiler büyümeye, ardında da olay linç hareketine dönüşmeye başladı..
Birkaç saat içinde fotoğrafım, ev adresim ve cep telefonum sosyal medyada yayınlanmaya, ölüm tehditleri almaya başladım…
Hemen Rıdvan Bağış’ı aradım,dergi adına bir açıklama hazırladıklarını söyledi, açıklama aynen şuydu "Yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle basım öncesi fark edilemeyen bu 'berbat' karikatürle incitmiş olduğumuz herkesten özür dileriz"
Normalde çizdiğim karikatüre BERBAT denmesine anında tepki gösteririm, ne benim, ne de başka birisinin bir karikatürü ya da başka bir görseli BERBAT diye yorumlaması o yorumu yapanın kalitesizliğini gösterir..Ama dediğim gibi ,anormal bir durum yaşıyorduk ve çok üzerinde durmadım..
Diğer gün SÖZCÜ gazetesi bir açıklama yaptı ‘Gırgır dergisinin son sayısında yayınlanan hoş olmayan karikatür nedeniyle yayıncı şirket Gırgır dergisinin kapatılmasına ve dergide çalışanların tamamının işten çıkarılmasına karar vermiştir. Bu karikatürün yayınlanması en başta toplumumuzu rahatsız ettiği gibi, yayıncı şirketi de çok rahatsız etmiştir. Karikatürün firmayı zor durumda bırakmak amacıyla kötü niyetli çalışan kişi veya kişiler tarafından yayınlandığını düşünüyoruz. Kasti bir tutum söz konusudur. Dini değerlerin aşağılandığı bu karikatür kötü niyetli bir tutumla çizilerek, yayıncı şirkete danışılmadan, adeta gizlenerek, son anda habersizce yayına verilmiştir. Bunu yapan çalışanlar dini değerleri aşağılamak suretiyle suç işlemiştir. Buna sebep olan çizer ve çalışanlar hakkında yayıncı firma olarak Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağız.”
Onların yaptığı açıklama GIRGIR yönetimi tarafından yapılan açıklamadan daha berbattı ve açıkça bizi hedef göstermekteydi..
Bu sırada her normal kişi gibi ben de 20 yıldır birlikte çalıştığı GIRGIR çalışanlarıyla irtibat kurmaya çalıştım,ama onlar zaten çoktan beni SUÇLU ilan etmiş ve konuşmaktan kaçınıyorlardı..
Tehdit telefonları susmuyordu, “ Yerini biliyoruz,seni almaya geliyoruz “ diye durmadan yazmaktaydı..
1980 yılından beri KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ üyesiyim, Başkan Metin Peker’i aradım,durumu izah ettim “ Niye çizdin oğlum? “ dedi, “ daha ne çizdiğimi bilmeden “ ,diğer gün de arayıp “ – Dernek yönetiminden İSTİFA ET, çünkü kamu yararına derneğiz “ dedi..
Bu dernek bu seneye kadar onca antidemokratik koşulda, onlarca karikatürist soruşturmaya uğrarken, Musa Kart cezaevindeyken, gazeteciler tutuklanırken, ve hatta Zeki BEYNER gibi bir karikatürist aç susuz sokakta ölürken ne yaptı ki, şimdi ne yapsın..Üzerinde durulmaya değecek bişey yoktu..
Günlerce evden dışarı çıkamadan beklerken hiç mi arayan soran olmadı?
Elbette oldu, Metin ÜSTÜNDAĞ, Galip TEKİN, Yaşar Arak,Ömer Pınar,Tekin Duman,İshak Öztürk,Cengiz Çakıcı ve bir sürü dost arayıp ne yapabiliriz diye sordu,Atilla Atalay, Cihan Demirci olayla ilgili yazılar yazdı,Köksal Çiftçi yanımda olduklarını anlatan güzel bir görsel hazırladı..Facebook ve Twitter üzerinden yüzlerce arkadaşlar yanımda oldukları mesajlarını verdiler..
Arayan,aramayan ve aramasa da benimle birlikte olan arkadaşlara teşekkür ediyorum..
Peki benim 15 yıldır birlikte çalıştığım Deniz Kestane denen düşük profil ne açıklama yaptı "Malum karikatürü ve çizerini kınıyorum. Malum karikatür yüzünden 25 kişiyi ekmeğinden eden yönetimi ayrıca kınıyorum”
Sen kimsin ya,karikatürü kınıyormuş..Ulan sen evde koca götünün üzerinde otururken,hiç bişeyden haberin yokken ben SENİN ÇİZDİĞİN karikatür yüzünden adliyede ifade veriyordum..
Karikatürde imzan olmadığı için, çizeni de ısrarla söylemeyip, suçu kendi üstüme alıyordum… Ben PARA CEZASIYLA yırtarım, çocuk boş yere yargılanmasın diyordum..
Sadece Deniz Kestane mi, Memo,Apti,Alper'inçizdiği karikatürlerden de defalarca adliyeye ifade vermeye gittim..
O karikatürlerden ceza alıp,içeri alınsam ,çoğunun haberi bile olmayacaktı…
Çizdiğim karikatürden utanmıyorum, bugüne kadar 10 binlerce karikatür çizdim, illa her çizdiğim karikatür birilerinin hoşuna gidecek değil, birileri alınabilir, bu benim suçum değil…Birileri alınmasın diye karikatür çizilmez…Ama üzüldüğüm şey benim bahane edilerek GIRGIR’ın kapatılması ve insanların işsiz kalmasıdır…Bunu zaten dergi avukatına da söyledim “ –Keşke beni çıkartıp,dergiye devam etseydiniz “ dedim..
Avukat “ Hedef siz değildiniz, Sözcü Gazetesiydi, mecbur kaldık “ dedi..
Gerçekten de hedef o karikatür hiç değildi,o bahaneydi, zaten sonrasında Burak Akbay ve Sözcü hedef haline geldi..
Bir üzüldüğüm de 20 yıl aynı dergide çalıştığım insanların MAAŞLARININ KESİLDİĞİNİ düşünüp beni suçlamalarıydı..Ben hedef gösterilirken,boy boy fotoğraflarım,cep telefonu ve adresim yayınlanırken onlar alacakları maaş derdindeydi..

Yukarıda Halil İncesu’nun çizdiği bir karikatür var, “ Cennet anaların ayağının altındadır “ diyor, kadını ezen,onu aşağılayan biri..Tamamen toplumun ve erkeklerin kadına bakış açısı anlatılmakta
Sizce bunda herhangi bişey var mı?
Yok tabi ki
Ama ne oldu,o karikatürden sonra benim yaşadıklarımı o da yaşadı ,yurt dışına gitmek zorunda kaldı
Demem o ki ( bazı man kafalı arkadaşlar içindir bu açıklama ) Karikatür, ya da yazılan şey bahane,
Kurt-Kuzu hikayesi gibi Suyumu bulandırıyorsun “ diye bir şekilde yok edilecektik,benim çizdiğim bahane oldu..
Maalesef bunlar İYİ GÜNLERİMİZ , çok daha kötü şeyler yaşayacağız, halen de yaşıyoruz..
Okuyana da ,okumayana da teşekkürler…




20 Şubat 2017 Pazartesi

Müjdat Gezen Sanat Merkezine Kundaklama



Atay SÖZER

Kadıköy Fahrettin Kerim Gökay Caddesi Şehir Kahya Sokağı’nda bulunan Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin giriş kapısında gece saatlerinde kimliği belirsiz kişi ya da kişilerin saldırısı sonucu yangın çıktı. Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye ve polis ekipleri geldi. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı sokakta ekiplerin müdahalesi sonucu yangın kısa sürede kontrol altına alındı. Soğutma çalışmalarının ardından olay yerinde yapılan ilk incelemede sanat merkezinin bahçesinde şişe, çöp kovalarında plastik eldiven bulundu. Sanat merkezinin ve çevredeki iş yerlerinin güvenlik kameralarını inceleme alan ekipler olayla ilgili soruşturma başlattı.

MÜJDAT GEZEN: BİZİM İÇİMİZDEKİ ATEŞ DAHA FARKLI BİR ATEŞ

Müjdat Gezen, olaya ilişkin Odatv’ye yaptığı açıklamada “Dün gece saat 1’i 20 geçe çember sakallı biri geliyor, görüntülerde var zaten. Bidonla benzini döküyor, kibriti çakıyor, kaçıp gidiyor. Polis görüntü kaydını aldı, o bantta da mevcut kendisi” dedi.


Bir süre önce Kırmızı Kedi Kitabevi’ne yapılan saldırıyı da hatırlatan Müjdat Gezen, “Hayır diyenleri ürkütmek üzere bir kampanya bu ama biz bunlarla ürkecek adam değiliz. Onlar burayı ateşe verirler ama bizim içimizdeki ateş daha farklı bir ateş, Cumhuriyet’e dair, Mustafa Kemal’e dair… Onun için bir şey olmaz. Bizde en ufak bir korku falan yok” diye konuştu.


Kadıköy'deki Müjdat Gezen Sanat Merkezi'nin kundaklanmasıyla ilgili Müjdat Gezen açıklama yaptı.

Çok sayıda sanatçının da destek için geldiği sanat merkezinde konuşan Müjdat Gezen, "Yangınlar, alevler bizim içimizdeki alevleri söndüremez. İçimizde ateş farlı bir ateş. Atatürk ateşi, Cumhuriyet ateşi. Ona bir şey olmuyor . Yalnız birazdan izleyeceğiniz görüntüde bu okulun neden yanmadığını, koruyucusunun kim olduğunu çok güzel göreceksiniz. Çok hoşunuza gidecek o görüntü. Alevlerin arasında bronzdan Atatürk siluetini çok net göreceksiniz. Burası dünyanın ilk ve tek parasız özel okulu, 26 yıldır... Burada adı geçen gazete ve Burhan Kuzu böyle bir fiştik atıyor. Yine Akit gazetesi bundan 2-3 yıl önce bana böyle bir şey yaptığında koruma istemiştim. Emniyet vermemişti. Akit haberin yaptığı son haberden sonra emniyetten bana telefon geldi 'koruma ister misiniz' diye. Okula eve ve tiyatroya koruma teklifini kabul ettim" dedi.



"TERÖR POLİSİ GÖRÜNTÜLERİ İZLEDİ"

"Bu bizim 'hayır' oyu vermemize, 'hayır' için topyekun birleşmemize engel olamaz" diyen Gezen, "Burada önemli olan hükmet bunlara yol veriyor. Çünkü biz Anayasanın en baş kişisi tarafından çiğnenen bir ülkede yaşıyoruz. Burası eski Teksas var ya onu geçmiş durumda. Yani hükmet diyor ki devam edin siz nasıl olsa mahkemelerde elimizde siz devam diyor. Ama bu böyle devam etmez. Çünkü bu 'hayır' oylarının yapılan bütün anketlerde önde olması bunları çok ürkütüyor" diye konuştu.

Gezen, "Okulun dışındaki tahta parçaları yandı. Ama okulun koruyucusu ona engel oldu. Okulumuza bir şey olmadı. Dersler şu an devam ediyor. Terör polisi görüntüleri izledi. Bu terör suçuna giriyor. Hiçbir şey olacağı da yok. Avukatımız Akit gazetesine ve Burhan Kuzu'ya davayı açmıştı" şeklinde konuştu.

"BU SALDIRIYI DA HEP BERABER KINIYORUZ"

Destek için gelenler arasında yer alan Ünlü oyuncu Şevket Çoruh da "Ben ve arkadaşlarım bu okuldan mezun olduk. Türkiye'de sanata kültüre katkıda bulunmaya çalışıyoruz. Okulumuzu yapınla alenen faşist bir saldırıdır. Bu saldırıyı da hep beraber kınıyoruz" diye konuştu.


 "HUKUK MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ"

Avukat Celal Ülgen ise "Direnen, 'hayır' oyu vereceğini söyleyen, Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkmak isteyen herkesin üzerinde bir baskı var. Baskıların en yoğunu neden ise Müjdat Gezen üzerine yapılıyor. Biz mücadelemize devam ediyoruz. Halk oylamasına gidilirken halkın huzur içinde olması o siyasi iktidarın namusudur. Siyasi iktidar namusuna sahip çıkmıyor. Yani kundaklamanın olmaması gerekiyor, baskıların olmaması gerekiyor, hayır oyu verenlerin gözaltına alınmaması gerekiyor. Müjdat Gezen sanat merkezinin kundaklanmasından söz ediyoruz. 16 Nisan'ı geçemezsek Türkiye Cumhuriyetinin kundaklanmasından söz edeceğiz .Bu nedenle biz hukuk mücadelemize devam edeceğiz" dedi.

"HEDEF GÖSTERENİ BELLİ, YAKANI DA BELLİ"

Destek için gelen Gazeteci Yılmaz Özdil ise, “Bu işin azmettiricisi belli, hedef göstereni belli, yakanı da belli. Türkiye'de faili meçhul diye geçiyor. Bunların hepsi faili meşhur. Müjdat Gezen öğretmeni ve öğrencileri açısından bir madalyadır ama mevcut iktidar açısından tarihi bir lekedir" diye konuştu.

"KENDİ İMKANLARIMLA ATEŞİ SÖNDÜRDÜM"

Güvenlik görevlisi Mahmut Aksı ise yaşananları anlattı. Aksı, "Aniden bir ses geldi ve her taraf alev oldu. Hemen dışarı çıktım, bahçe hortumu ile müdahale ediyorum bir yandan da itfaiyeyi arıyorum. İtfaiyeye gelene kadar kendi imkanlarımla ateşi söndürdüm" diye konuştu.

KAYNAK :Odatv.com

17 Şubat 2017 Cuma

Gırgır dergisi kapatıldı


Sözcü gazetesini çıkaran yayın şirketine ait olan ünlü mizah dergisi Gırgır, Hz. Musa ile ilgili yayınlandığı karikatür sonrası flaş bir karar alarak bugünden itibaren kapatıldı.

Sözcü gazetesinin okurlarına bedava dağıttığı karikatür dergisi Gırgır'da, Hz. Musa'ya bazı karikatürlerin yayınlanması sosyal medyada büyük tepkilere neden olmuştu,
Dergi Twitter'dan yaptığı açıklamada, 'Yorgunluk ve uykusuzluk nedeniyle basım öncesi fark edilemeyen bu 'berbat' karikatür incitmiş olduğumuz herkesten özür dileriz' demişti.

DERGİNİN KAPATILMASINA KARAR VERİLDİ
Yayıncı şirketin avukatı tarafından yapılan açıklamada, derginin kapatılmasına ve dergiden çalışan herkesin işten çıkarılmasına karar verildiğini belirterek, şöyle denildi:

"Gırgır dergisinin son sayısında yayınlanan hoş olmayan karikatür nedeniyle yayıncı şirket Gırgır dergisinin kapatılmasına ve dergide çalışanların tamamının işten çıkarılmasına karar vermiştir' Bu karikatürün yayınlanması en başta toplumumuzu rahatsız ettiği gibi, yayıncı şirketi de çok rahatsız etmiştir. Karikatürün firmayı zor durumda bırakmak amacıyla kötü niyetli çalışan kişi veya kişiler tarafından yayınlandığını düşünüyoruz. Kasti bir tutum söz konusudur. Dini değerlerin aşağılandığı bu karikatür kötü niyetli bir tutumla çizilerek, yayıncı şirkete danışılmadan, adeta gizlenerek, son anda habersizce yayına verilmiştir. Bunu yapan çalışanlar dini değerleri aşağılamak suretiyle suç işlemiştir. Buna sebep olan çizer ve çalışanlar hakkında yayıncı firma olarak Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağız."

CB sözcüsü İbrahim Kalın, söz konusu karikatürü
twiteer mesajıyla kınamıştı

KAYNAK:Gerçek Gündem

Referandum döneminde her kesimde ciddi bir akıl tutulması yaşandığını gözlemliyoruz; siyasi bir içerik taşımayan ve benzerleri pek çok yabancı yayınlarda basılan bir karikatür  üzerinden muhalefete saldırılması alışıldık bir durum. Zaten sosyal medyada troller Charlie Hebdo göndermeleriyle linç çağrılarında bulunmaya başladılar bile...

Ancak acı  olan yayıncı kuruluşun kendi çizenlerine karşı aldığı akıl almaz tutumdur...
Dergiyi kapatmak, tüm çalışanları işten çıkartmak ve üstüne üstelik haklarında suç duyurusunda bulunmak; doğrusu söyleyecek söz bulamıyoruz Sözcü'ye...
Burada Gırgır’ın kısa bir tarihine baktığımızda ilginç bir durumla karşılaşıyoruz. Bir dönemin efsane dergisi Gırgır Oğuz Aral’ın yönetimindeyken yüksek tirajlara sahipti. 12 Eylül döneminde dergi Haldun Simavi tarafından Gölge Adam Ertuğrul Akbay’a (namı diğer Karanlık Adam) satılmış ve Oğuz Aral kardeşi Tekin Aral’la birlikte hakaretlerle dergiden kovulmuştu. Dergi şu anda Ertuğrul Akbay’ın oğlu Burak Akbay’ın sahibi olduğu Sözcü grubuna ait. Sözcü de “koyunun olmadığı yerde keçi” sözünün kanıtı olarak muhalif basın konumunda. Sanki toplumun gazını alarak iktidarı rahatlatan bir emniyet sibobu gibi. Tabii birkaç muhalif yazar almak, muhalif olmaya yetmiyor… Sözcü gazetesi web sitesinde dergiyi yayıncı kuruluşun kapattığını yazıyor. Sanırsınız başka bir kuruluş var…
Gırgır'ın yazı işleri sorumlusu arkadaşlarımız içinde aynı zamanda Karikatürcüler Derneği'nin de yönetim kurulu üyeleri de bulunmakta. Umarız dernek Gırgır'daki meslektaşlarına yapılan bu uygulama karşısında sessiz kalmaz...





7 Şubat 2017 Salı

Tevfik Yener ÇAKMAK'ı Kaybettik


Karikatürist, çizgi roman araştırmacısı-arşivcisi 
Tevfik Yener ÇAKMAK  arkadaşımızı kaybettik...

1950 İstanbul doğumlu Yener Çakmak Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim-İş bölümünden mezun oldu Karikatürleri çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlandı. Karikatür dışında çizgi roman ve grafik çalışmaları yapan arkadaşımız tiyatro ve sinema alanında da çalıştı. Sanatçı bir dönem de gazetelere fotoroman çalışmalarında bulundu. 

Saadet Demir Yalçın


6 Şubat 2017 Pazartesi

Mete Göktürk'e Geçmiş Olsun


Karikatürist dostumuz eski DGM savcılarından Mete GÖKTÜRK başarılı bir akciğer ameliyatı geçirmiştir. Kendisine sağlıklı günler ve esenlikler dileriz...

22 Ocak 2017 Pazar

HAPİSTE ERDOĞAN’I ÇİZEN KARİKATÜRCÜYE DAVA AÇILDI

Ağırlaştırılmış müebbet Cezası ile İZMİT-Kandıra Cezaevi F tipi cezaevinde  dergimiz HOMUR ile GÜNDEM Gazetesi karikatürcüsü BARIŞ İNAN Cumhurbaşkanı Tayyip ERDOĞAN’I kundakta bebek gibi  çizdiği karikatürü  ile küçük gösterdiği ve  çözüm sürecinin buzdolabına kaldırılması karikatürlerinden dolayı yargılanmasına  karar verildi.
İlgili dava Duruşması 31Ocak 2017 tarihinde Salı günü İZMİT-Kandıra Asliye  Ceza Mahkemesinde görülecek.Herhalde erki elinde bulunduranlar hapisten hiçbir şekilde dışarı çıkarmayı düşünmedikleri, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilen çizer BARIŞ İNAN hakkında dava açarak düşünce suçu soruşturmasında bir ilki gerçekleştirerek dünya kamuoyuna ve hukuk kurallarına yeni maddeler eklemeyi düşünmektedir. BARIŞ İNAN’ a açılan davanın genel olarak düşünce ve haberleşme, özel olarak karikatür dünyasına yapılan bir saldırı olduğunu bildirir, çizerimize açılan bu haksız uygulamayı kamuoyuna duyururuz.


 Political Cartoonist in prison sued again for drawing Erdogan

 Bariş Inan, a political cartoonist whose works have been published in the GUNDEM newspaper 
and our   magazine HOMUR, and who has been serving an aggravated life imprisonment in 
the Izmit-Kandira F-type Prison, has been sued for drawing the 
Turkish president Recep Tayyip Erdoğan as a baby in diapers. His trial will be heard on
 January 31- 2017, Tuesday, at the criminal court of first instance in Izmit-Kandira. Political 
powers behind this legal/judicial? action seem to be attempting to break new ground 
by suing a person that is already serving an aggravated life imprisoment sentence, 
who they have never considered to release at all. 
We strongly believe that this new lawsuit is an attack on the world of caricature, as well as on 
free speech and communication, and thus feel it is our duty to announce it to the public.

            HOMURCaricature and Humor Group






27 Aralık 2016 Salı

HOMUR, NÜMAYİŞ RADYO'DA


HOMUR 18.yaş günü nedeniyle Net üzerinden yayın yapan NÜMAYİŞ RADYO'ya konuştu... HOMUR ekibinden Canol KOCAGÖZ ve Atay SÖZER, Nümayiş Radyo programcısı Gökhan KORKUSUZ'la bir araya gelerek HOMUR'u anlattılar...

İlk yayın 27 ARALIK SALI 21.30'DA...
Tekrarlarını radyonun sitesinden takip edebilirsiniz



Dinlemek için tıklayın



20 Aralık 2016 Salı

HOMUR 18 YAŞINDA

HOMUR 18.Yaş gününü kutladı; Homur arttık "reşit" oldu anlayacağınız...
Homur'u çıkaranlardan bir gurup 18 Aralık'da Çengelköy Börekçisinde bir araya gelip pasta kesti...




15 Aralık 2016 Perşembe

HÜSNÜ MAHALLİ TUTUKLANDI


Dostumuz Hüsnü Mahalli'nin tutuklanmasıyla içerideki gazeteci sayısı 146'ya ulaştı....

8 Aralık 2016 Perşembe

Orhan Doğu'ya veda



1950 kuşağının çizerlerinden Orhan Doğu'yu kaybettik...
1932 doğumlu Orhan Doğu, Güzel Sanatlar Akademisi İç Mimarî bölümünden mezun oldu. 1953 yılında Yunus Nadi armağanı karikatür birincisi oldu.
Karikatürlerini  "OOORHAAAN..." imzasıyla sunan sanatçı son kişisel sergisini 2015 yılında açmıştı.


5 Aralık 2016 Pazartesi

HOMUR'DAN CASTRO'YA

Castro için İstanbul ve Ankara'da açılan anı defterleri HOMUR MİZAH GRUBU adına İstanbul'da Atilla Atala, Ankara'da Emre Yılmaz tarafından imzalandı ve arkadaşlarımız tarafından çizilen Castro portreleri eklendi. Anı defteri daha sonra Küba'daki müzede yerini alacak.
İstanbul'daki defter Atilla Atala tarafından imzalandı
Ankara'daki defteri Homur adına Emre Yılmaz imzaladı

Emre Yılmaz


CASTRO'NUN CENAZESİNE 1 MİLYONUN ÜZERİNDE KATILIM OLDU