17 Eylül 2017 Pazar

HOMUR SEÇKİSİ E-KİTAP


HOMUR'un EVRENSEL BASIM YAYIN'la çıkardığı HOMUR MİZAH SEÇKİSİ E-Kitap olarak PDF  Formatında

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

HOMUR MİZAH SEÇKİSİ


26 Ağustos 2017 Cumartesi

MUZAFFER İZGÜ'YÜ KAYBETTİK



Mizah ve çocuk yazının yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olan Muzaffer İzgü’yü yitirdik…
Ardında 98'i çocuk olmak üzere 154 kitap, 200'e yakın radyo oyunu bırakarak edebiyat tarihi içindeki yerini aldı.

Bir süre önce internet medyasında sorumsuz bir yayıncının yaptığı haber sonucu öldü söylentileri çıkmıştı…
Bu kez de öyle palavra bir haber olacağını umut etmiştim ama ne yazık ki doğruymuş…
Geçen yıl Adana Film Festivali’nde karşılaşmıştık…
“Yeni kitap ne zaman ağabey?” diye sormuştum.
Eşi Günsel İzgü’yi bir süre önce önce kaybetmişti…
“Eşimin ölümünden sonra tek satır yazamadım; bundan sonra da yazabileceğimi sanmıyorum; o benim ilham kaynağımdı” demişti.
Bu güzel bir romantizm, Muzaffer İzgü’nün ne güzel bir insan olduğunu gösteriyor…

Şimdi ilham kaynağının yanındasın ağabey ikiniz de huzur içinde uyuyun… 

                                                                                                                      ATAY SÖZER






16 Ağustos 2017 Çarşamba

DEPREMİ UNUTMA UNUTTURMA


Büyük depremin 18.yılında yaşamlarını yitirenleri saygıyla anıyor; bir daha bu kadar can kaybı yaşanmaması için ilgililerin bilgisiz, bilgililerin de ilgisiz olmamasını diliyoruz.

Bas Mitropolus

11 Ağustos 2017 Cuma

Marksizm Bir Ustayı Kaybetti: RİUS


Meksikalı çizer ve yazar Rius (Eduardo del Rio Garcia), 8 Ağustos günü 83 yaşında hayata veda etti. Türkiyeli okur Rius’u “Çizgilerle Küba Devrimi”, “Yeni Başlayanlar için Marx”, “Yeni Başlayanlar için Mao”  “Yeni Başlayanlar için ABChe" kitapları ile tanıyordu.

EDUARDO RIO GARCIA RIUS
Meksikalı aydın, karikatürist, yazar, 1934’te Zamora, Michoacán’da doğdu. Tüm dünyada Ríus adıyla bilinen yazarın 100’ü aşkın kitabı bulunuyor. Rius, kararlı bir siyasi aktivist; ülkesindeki iktidarın ve ABD’nin neoliberal doktrinlerine, ayrıca Katolik Kilisesi’ne karşı eleştiri oklarını yönelten ilerici bir çizerdir.

İlk karikatürleri 1955 yılında Já-Já dergsinde çıktı. 1960’larda Meksika’nın belli başlı bütün dergi ve gazetelerine karikatürler çizdi. Meksika hükümetini keskin mizahıyla eleştirdiği Los Supermachos ve Los agachados serileriyle halkın sevgisini kazandı. Siyaset, vejeteryanizm, din, felsefe gibi konuları işlediği resimli kitapları arka arkaya geldi; herkesin anlayıp seveceği bir yalınlık ile keskin bir entelektüel duruşu bir araya getirmesiyle ün saldı. 1961’de, Moskova’da çıkan İzvestiya’ya çizen ilk yabancı oldu.

1970’te Küba tarihini ve devrimini anlattığı Cuba para principiantes’in İngilizce basımıyla birlikte dünyada da tanınmaya başladı. Ancak büyük ününe, 1972 tarihli Marx para principiantes’in İngilizceye çevrilmesiyle, 70’lerin sonunda ulaştı.1990’larda, yeni yeni resimli kitaplar üretmeye devam ederken, bir yandan da El Chahuistle ve kurucuları arasında bulunduğu El Chamuco adlı siyasi eleştiri dergilerine sürekli katkıda bulundu. Meksika’daki siyasi mizahın, kendisinden sonra gelen kuşakları için önemli bir örnek teşkil etti.


KAYNAK:http://ilerihaber.org/









30 Temmuz 2017 Pazar

YILMAZ BÜYÜKERŞEN'E SALDIRI

2014 yılında HOMUR'un
Eskişehir ziyaretinden

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Yılmaz Büyükerşen, önündeki sandalye ve masaların kaldırılması talimatını verdiği kafenin önünde Mahfuz Banlı adlı kişinin yumruklu saldırısına uğradı, saldırgan silah da çekti. Korumaların müdahalesi üzerine saldırgan Banlı kaçarken Başkan Büyükerşen, yakındaki Gençlik Merkezi’ne götürüldü. Saldırgan Mahfuz Banlı’nın 1992 yılında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nden emekli olduktan sonra otopark, kahvehane işletmeciliği yaparken ismi bazı cinayet, yaralama ve azmettirme suçlarına da karışmış olduğu öğrenildi.

Bir dönem karikatür de çizmiş olan değerli Yılmaz Büyükerşen'e HOMUR olarak geçmiş olsun diyor ve yapılan haksızlıklar karşısında gösterdiği dik duruştan dolayı kutluyoruz.



22 Temmuz 2017 Cumartesi

KEMAL TÜRKLER'i ANIYORUZ

Kemal Türkler (1926, Denizli - 22 Temmuz 1980, İstanbul) 
DİSK'in kurucusu ve ilk genel başkanı Kemal Türkler 'i katledilişinin 37. yılında saygıyla anıyoruz...

Portre:Atilla Atala


6 Temmuz 2017 Perşembe

NASRETTİN HOCA FESTİVALİNİN SON HALİ !


Akşehir’de 58 yıldır yapılagelen bir Nasreddin Hoca şenliği vardı…
Her yıl Temmuz ayı içinde mizahçılar, yazarlar, şairler, sanatçılar toplanıp Nasrettin Hoca’yı anarlardı…
Söyleşiler, sergiler, konserler düzenlenir, yarışmalar yapılırdı…
Yabancı konuklarla da uluslararası bir boyuta ulaşırdı…
En saygın kültür etkinliklerinden biriydi…
Bir hafta boyunca Akşehir’in o güzel, o aydın insanlarıyla mizah dolu günler geçerdi…
Bir mizah ustası temsili hoca olurdu… Erol Günaydın, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Cenk Koray, Halit Akçatepe,  Rasim Öztekin, Ata Demirer, Hasan Kaçan gibi isimler Nasreddin Hoca kimliğine girmişlerdi…
Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü artık bu festival o eski festival değil…
Son yıllarda bu festival de her şey gibi gitgide iktidara benzeyeme başladı…
Her sene biraz daha bağnazlaştı…
Hoca Nasreddin yavaş yavaş İmam Nasreddin’e dönüştü…
Bu seneki temsili Hoca bir mizahçı değil, mafya tetikçisi rolleriyle tanınan iktidara yakın bir oyuncu…
Şunları söylemiş:
"Yüzlerinizi mahzun, üzüntülü görüyorum. Şunu söylemek isterim ki ben insanlara kahkaha attırmadım çünkü kahkaha zalimlerin sesidir. Kahkahanın bol olduğu bir dünyada mahzunların iniltisi duyulmaz. Ben güldürmedim de. Gülmek ve güldürmek edebimizde hoş bilinmez. Benim bir tek gayem vardı o da mahzun yüzlerde eşrefi mahlûkatın iç güzelliğini yansıtan tebessüm oluşlara biraz düşünmeyi sağlamaktır. Gözlerinizden tebessümü eksiltmeyin."

Kahkaha atmayı zalimlik, gülmeyi ayıp sayan, hiç güldürmediğini söyleyen bir Nasreddin Hoca…
Nazım Hikmet “… Nasreddin Hoca gibi ağlayan…” derken bunu kast etmemişti herhalde…
Bu dönüşümün ilk başladığı yıllardaki belediye başkanı eşeğe ters binen Nasreddin Hoca heykelini  “Hoca’yı gülünç hale sokuyorlar” diye kaldırıp düz binen bir heykel dikmişti.
İlginçtir din bağnazları dünyanın her yanında aynı belli ki, gülmeyi büyük bir günah sanıyorlar. Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanında ortaçağın bağnaz rahiplerinin mizah kitaplarını nasıl yasakladığı anlatılır.

58 yılda gelinen nokta bu. Zaten birkaç yıldan beridir aynı tarihlerde bir de “Kiraz Festivali” yapılmakta. Yakında “Aynı haftada iki festival çok bunları birleştirelim derler”, Nasreddin’i atarlar “Hoca Kirazı Festivali” yaparlar…
Bakanlık fonlarından nemalananlar illa ki bir festival yapmak zorundalar zaten, tercihleri Nasreddin yerine elbette satılıp para getirecek olan kiraz olur…
Normal liselerin imam hatibe dönüşmesi gibi bunu da dönüştürürler…

“Zaten bütün ülke olarak dönüşüyoruz bu ne ki?” diyeceksiniz…
Eh Nasreddin Hoca’nın dediği gibi; “Siz de haklısınız”.
Atay SÖZER


Temsili Hoca Ahmet Yenilmez

RIFAT ILGAZ - AZİZ NESİN

6 - 7 Temmuz iki büyük ustamızı kaybettiğimiz  kaybettiğimiz tarihlerdir.
7 Temmuz 1993'de Rıfat Ilgaz'ı iki yıl sonra 6 Temmuz 1995'de Marko Paşa Dergisini çıkartığı dostu Aziz Nesin'i kaybettik...
HOMUR olarak bu iki ustamızı saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz....

Fantastik dünyaların çizeri Galip Tekin'i kaybettik


Yaz ayları mizahçılara pek iyi gelmiyor ne yazık ki, bir çizer arkadaşımızı daha kaybettik. Galip Tekin, Anrnavutköy'deki evinde hayatını kaybetti...
20 Nisan 1958 Konya doğumlu Galip Tekin, Gırgır'da fantastik absürt çizgi romanlarla tanındı. Sanatçının üç kitaptan oluşan Tuhaf Öyküler adlı serisi vardır..Fransa'da da oldukça ünlü olan Galip Tekin, Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Art of Animation (animasyon sanatı) derslerine giriyordu. İstanbul Kanatlarımın Altında filminde kullanılan kanatların tasarımı da Galip Tekin'e aitti. Çizgi romanları "Acayip Hikayeler" adı altında TV'ye de uyarlanmıştı.

Saadet Demir Yalçın

Ergun Akleman


"Fabrika" adlı çizgi romanından
Uykusuz Dergisi'nden

2 Temmuz 2017 Pazar

Bir karikatür ustasını kaybettik:BEYTULLAH HEPER



Yaşamını Eskişehir'de sürdüren karikatür sanatçısı Beytullah Heper'i kaybettik...
1927 yılında Eskişehir’de doğan Heper, 1947 yılında karikatür çizmeye başladı. Beytullah Heper'in, Eskişehir yerel basınında Sakarya, İstikbal, Her Sabah, Saksağan, Çimdik gazete ve dergilerinde, ulusal basında Resimli Hikayeler, Hayat, Dolmuş, Tef, Akbaba, 20. Asır, Hafta, Yelpaze, Kırkbirbuçuk dergilerinde karikatürleri yayınlandı. Oluşturduğu Günlük Spor gazetesinde “Maraton Raşit” adlı bant karikatür tipi uzun süre yayınlandıb

Eskişehir Ticaret Odası Gazetesinde 1947'den beri ticari konulu karikatürler çizdi. Halen 2 Eylül Gazetesi'nde günlük karikatürler çizen Heper, ilk kişisel sergisini 1961 yılında Eskişehir’de açtı. Bir çok ulusal ve uluslararası karma sergiye katan Heper, İtalya’da “Venedik” konulu yarışmada Özel Ödül (1975), Altın Boynuz Haliç Uluslararası Karikatür Yarışmasında Bronz Boynuz Ödülü (1983), Milliyet Sanat Dergisi Abdi İpekçi Yarışmasında Mansiyon Ödülü (1984) ve 2003 yılında Eskişehir Sanat Derneği tarafından “Onur Ödülü” ne değer bulundu.




Homur Mizah Grubu 2014 yılında Eskişehir Atilla Özer Karikatür Evi
ziyaretinde Beytullah Heper'le


1 Temmuz 2017 Cumartesi

Madımak'da yitirdiğimiz canları bir kez daha anıyoruz

Necati Abacı
Turhan Selçuk
 


Atilla Atala

Adımizi


Mehmet Tevlim





Atay Sözer

ECEVİT'İN SESİNDEN
MADIMAK ŞİİRİ








15 Haziran 2017 Perşembe

EMRE YILMAZ KARİKATÜR SERGİSİ


KARABURUN KARİKATÜRLÜ EV AÇILIŞI EMRE YILMAZ SERGİSİ İLE YAPIYOR!
2008 yılında Türkiye’nin ilk Karikatürlü Evi olarak hizmete giren Karaburun Karikatürlü Ev yeni sezon açılışını Karikatürist Emre Yılmaz’ın sergisiyle yapıyor. Yılmaz’ın aralarında ödüllü karikatürlerinin de yer aldığı sergi sanat ve mizah severlerin beğenisine sunulacak. 17 Haziran 2017 Cumartesi günü saat: 15.00’te açılacak olan sergi de Yılmaz çocuklarla atölye çalışması yapacak ve hem yayıncısı hem de çizeri olduğu çocuk kitabını imzalayacak. Sergi Karaburun’da 17 Haziran-1 Temmuz 2017 tarihleri arasında izlenebilir.

12 Mayıs 2017 Cuma

NURİYE GÜLMEN- SEMİH ÖZAKÇA AÇLIK GREVİNDE


Aslı Alpar

15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) ihraç edilen Konya Selçuk Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Nuriye Gülmen ve sınıf öğretmeni Semih Özakça’nın Ankara Yüksel Caddesi’nde başlattıkları oturma eylemi ve sonrasındaki açlık grevi hâlâ devam ediyor… Sağlıkları tehlikeye  giren  Gülmen  ve  Özakça’ya bir grup  tiyatro  sanatçısı Rıfat Ilgaz’ın “Aydın  mısın?” şiirinden hazırladıkları bir videoyla destek verdiler.




AYDIN MISIN?
Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun
Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol
Tam çağı ise başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol
Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol

Rıfat Ilgaz

Latuff Carlos
Tasfiye nedeniyle açlık, onurumuz için
açlık grevi


30 Nisan 2017 Pazar

1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN









Yaçın Çetin

Atilla Atala

Vahit Akça


Eflatun Nuri

Saadet Demir Yalçın

Mehmet Tevlim
Atilla Atala