13 Ekim 2019 Pazar

Duvarları Delen Çizgiler: Görülmüştür



Duvarları Delen Çizgiler kitabı yayımlandı. Bugüne dek kitaplarını farklı birçok hapishanedeki mahpuslara gönderen Adil Okay ile kitabın hazırlanış sürecini ve cezaevlerindeki yasakları konuştuk.

Nuray Pehlivan  npehlivan@gazeteduvar.com.tr

Cezaevlerinde kalan 22 tutuklu ve hükümlünün karikatürlerinden oluşan “Duvarları Delen Çizgiler” adlı karikatür kitabı şu ana kadar 4 cezaevi idaresi tarafından “sakıncalı” bulunarak tutuklulara verilmesi yasaklandı. Barış İnan, Cenan Genç, Hüseyin Yıldırım, Mehmet Enes Tunç, Mehmet Boğatekin, Melih Gürler, Ömer Özdurak, Serdar Sürücü, Aynur Epli, Menaf Osman, Özlem Özdemir, Zehra Doğan ve birçok politik tutuklu, “Duvarları Delen Çizgiler” adlı karikatür kitabıyla bir araya gelmişdi. Gorulmustur.org tarafından organize edilip, Homur Mizah Grubu’nun desteğiyle kolektif bir çalışmanın ürünü olarak hazırlanan kitap, hapishanelerdeki çizerlerin “görülmüştür” mührüyle yolladıkları karikatürlerden oluşuyor.

Bugüne dek kitaplarını farklı birçok hapishanedeki mahpuslara gönderen Adil Okay yasaklı olmayan bir yayının cezaevlerine girişinin nasıl yasaklandığını anlattı.
Barış İnan


‘BİR İKİ DERKEN YASAK HABERLERİ ÇOĞALDI’

Okurlarımız için bize kitabın hazırlık sürecini anlatır mısınız?

“Duvarları Delen Çizgiler” 22 mahpus çizerin kolektif çalışmasıdır. Biz, Görülmüştür ekibi olarak yıllardan beri politik tutsaklarla ortak projeler hazırlıyoruz. Özgün sergiler açıyoruz. Bu yıl da tutsak karikatüristlerin- ressamların özgürlük düşlerini çizgilerle dışarı taşımayı amaçladığımız “Duvarları Delen Çizgiler” adlı sergiyi hazırladık.

50’ye yakın çizere, onlarca hapishaneye girerek ulaşmaya çalıştım. Yüzden fazla taahhütlü mektup yolladım. Bir o kadar faks çektim. Mektuplar kayboldu. Hapishanelerde sık uygulanan “iletişim–mektup yasağı” nedeniyle sahiplerine ulaşmayanlar oldu. “Kurumda yoktur”  (sürgün) mührüyle geri dönen mektuplar oldu.  7 aylık uğraştan sonra elimizde sergi bütünlüğünde 70 adet özgün, özgürlük temalı karikatür birikti. 22 tutsak çizerin eserlerinden oluşan sergimizi Homur mizah dergisi çizerlerinin desteğiyle “Görülmüştür kolektifi” olarak hazırladık. Birçok kentte sergilendi. Daha sonra. Ütopya Yayınları ile birlikte sergiyi kitaplaştırdık. Tabii kitabı önce asıl sahiplerine yani mahpus çizerlere yolladık. Onlarca hapishaneye serbest giren kitap bazı hapishanelerde yasaklandı. Bir, iki derken yasak haberleri çoğaldı.




‘AZİZ NESİN’LİK BİR VAKA DAHA!’
 Geçen yıl ‘Arkası Yarın’ adlı romanınızın bazı hapishanelerde yasaklandığı haberi basında yer almıştı. Son olarak yeni yayınlanan ‘’Duvarları Delen Çizgiler’’ adlı kitabınızın hapishanelere girişi engellendi. Yasaklı olmayan bir yayın cezaevlerinde nasıl ve neden yasaklanır?

Bu kitap hapishanelerdeki çizerlerin “görülmüştür” mührüyle bize yolladıkları karikatürlerden oluşuyor. Yani zaten denetimden geçti. Bu yasak kararı da tutuklulardan yazar Seyit Oktay’ın dediği gibi Aziz Nesin’lik bir vaka. Oktay yolladığı mektubunda karar hakkında yazmış. Sorunuza o cevap versin:

“Maalesef Aziz Nesin’lik bir vaka daha! Duvarları Delen Çizgiler adlı kitabın bana verilmeyeceğine dair Tokat T-Tipi Cezaevi Müdürlüğüne bağlı Eğitim Kurulu kararı tebliğ edildi. Ben şakadır herhalde diyemedim! Karikatürleri ‘kurum güvenliğini tehlikeye düşüren yazı ve resimleri kapsadığı görüldüğü’ bağlamında değerlendirip vermediler.

Daha ayı dolmadı güya ‘ifade özgürlüğünü’ genişleten yargı paketi tumturaklı bir söylevle basına duyurulmuştu. (…) Gelen karar sayesinde öğrendim ki Adil Okay dostumun yolladığı kitap, Duvarları Delen Çizgiler, cezaevlerinde çizilmiş, kendilerine yollanmış ve kitap haline getirilmiş çalışmaydı. Maalesef çizgiler bizim cezaevinin duvarlarını aşamadı. Seyit Oktay. T Tipi Ceza İnfaz Kurumu. Tokat.”

Ben ek yapayım Seyit Oktay’a, sorunuzun tam karşılığı olsun: Bildiğiniz gibi özellikle 12 Eylül 1980 darbesinden sonra Türkiye’de hapishaneler, tutuklu ve hükümlülerin rehabilitasyon merkezi değil, kişiliksizleştirme, hasta etme laboratuvarları haline gelmiştir. Dönem dönem mücadele sonucu geçici rahatlamalar olsa bile keyfiyet başat olmuştur. Bu keyfiyeti bazı cezaevi müdürlerinin, gardiyanların, eğitim komisyonlarının bırakınız yasaları, etiği, vicdanı bile yok sayan uygulamalara imza atmalarından biliyoruz. Gerekçesiz, tamamıyla keyfi kitap, gazete, mektup yasakları, zorla çıplak arama, tekmil dayatması, kelepçeli muayene, hatta kelepçeli doğuma zorlama, işkence, sürgün haberleri dur durak bilmiyor.

‘YASALAR, YASAKÇILARIN HAKSIZ OLDUĞUNU SÖYLÜYOR’

Kitabın bazı cezaevlerine girişinin yasaklanıp bazılarına serbestçe girişinin nedeni tamamıyla keyfiyet midir? Bu konudaki mevcut yasalar ne diyor?

İnfaz yasası tek sözüm ona. Konuyla ilgili yasa maddesi de çok açık. Aktarayım: Mülga son fıkra 3/2/1994-94/5382K. “Kütüphaneye konulacak veya hükümlü ve tutuklularca getirilecek veya dışarıdan gönderilecek basılı yayınların mahkemelerce yurda sokulması veya dağıtılması yasaklanmamış olması koşuluyla kuruma sokulmasına idarece izin verilir.”

Yani mevcut yasalar bile yasakçıların en hafif deyimle ‘haksız’ olduğunu söylüyor. Şimdi son aldığım habere göre kitapta karikatürü bulunan M. Enes Tunç’a da Diyarbakır Hapishanesi’nde kitap yasaklanmış. O da yasal yollara başvurmuş. İnfaz hakimliği itirazını reddetmiş. Ağır cezaya başvurmuş AHİM’e kadar gideceğini bildirmiş.

Mahkeme, kurum güvenliğini tehlikeye düşürebilecek hususlar ihtiva ettiği gerekçesiyle kitabın Tunç’a verilmemesi noktasında karara vardı. Velhasıl tutuklu ve hükümlüler hem bizim haklarımız hem kendi hakları için mücadele ediyorlar. Bir kitabı okumak, edinmek için zorlu bir hukuk mücadelesi veriyorlar.



‘KEYFİ YASAKÇILAR HAKKINDA YASAL İŞLEM BAŞLATILSIN’

Peki, siz kamuoyundan ne bekliyorsunuz? Tutuklu ve hükümlüler ne bekliyor?

Anayasa’nın 64. maddesine göre, devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı destekler. Anayasa’da böyle yazar ama konu ‘muhalif sanatçı’ olunca yasalar rafa kalkar.  Sanat ve sanatçı desteklenmez, kösteklenir. Muhalif sanatçılar söz konusu olduğunda mevcut yasalar hiçe sayılarak, yasal olarak satılan kitaplar hapishanelerde yasaklanıyor. Yazarlar, şairler ve yazar örgütleri bu olaylarda müdahil olmalıdır. Keyfi olarak yasaklanan kitapların takibi sadece aklı özgür ama eli kolu bağlı mahpuslara bırakılmamalıdır. Onların kitaplarımızı okumak için verdiği hukuki mücadeleye destek olmak da yazarın, şairin, gazetecilerin ve yazar örgütlerinin görevidir.

Son olarak neler söylemek istersiniz?

Buradan sizin aracılığınızla Adalet Bakanlığı’na seslenmek isterim: Mevzuat, yasa aynıysa, yani tek devlet, tek anayasa var ise bu çelişkiyi çözün. Yasal kitaplarımızın tutuklulara verilmesini sağlayın. Keyfi yasakçılar hakkında yasal işlem başlatın.” Yoksa bizler her halükarda yasakları deleceğiz. Tutsakların imgelerle, çizgilerle duvarları deldiği, hücrelerin sınırlarını zorladığı gibi..

KAYNAK: https://www.gazeteduvar.com.tr

7 Ekim 2019 Pazartesi

Sennur Sezer'i Anıyoruz

Atilla Atala

1943-2015

Kaybedişimizin 4.yılında değerli şair, yazar Sennur Sezer'i saygıyla anıyoruz.

Çocuğun Söylediği

Bir çocuk "HAYIR" dediğinde
Göğe bakın
Kuşlar uçuşuyor mu
Yoksa bir uçak mı yaklaşan
Kuşkulu

Uyku mu karşı koyduğu
Yoksa kararan ekran
Bir gülüşün ölümü
Kırılışı mı bir oyuncağın

Büyür çocuk
İnsan
Hayır

27 Eylül 2019 Cuma

HOMUR dan Ç A Ğ R I





HOMUR  Mizah ve Karikatür Grubu 1999 Gölcük Depreminden sonra İstanbul Tabip Odası ile beraber  depremde hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin yakınlarına ve yaralanan sağlık emekçilerine destek için  7,4 isimli Kartpostal Karikatür Albüm kitap başta olmak üzere, TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası ile geçtiğimiz yıllarda VAN DEPREMİ sırasında “MEMLEKETİN FAY  HALİ” isimli Türkiye’de Deprem için yapılan ilk mizah dergisi olarak HOMUR Deprem Özel sayısını çıkardı. TMMOB Mimarlar Odası ile Gölcük Depreminin 10.yılında “Depremi Sallıyoruz / Depremi Solluyoruz” canlı etkinlik ve sergiler açarak sürekli deprem konusunu hafızalarda tutmak için yazar - çizerleriyle gayretlerini sürdüren HOMUR Mizah Grubu  sergi-dergi vd çalışmalar ile  uyarı görevi gören eserlerini ülkemizin çeşitli yerlerine taşıyarak DEPREM sorununa dikkatleri çekmek için halkımızı bu konuda çabaların yükseltilmesi çalışmalarına katılmaya çağırdı.
                  Şimdi HOMUR halkımızı acil olarak son İstanbul Depreminden sonra  bu konuda Bilim adamları başta olmak üzere TMMOB Meslek Odaları, Tabipler Odası, Barolar,Sendikalar, Siyasi partiler ve yerel yönetimler ile çabalarını yükseltmeye çağırıyor.

                  DEPREMİ SALLIYORUZ / DEPREMİ SOLLUYORUZ
                   Haydi Dayanışmaya.
                   Dostluklarımızla.
  
              
                                    HOMUR
                   Mizah ve Karikatür Grubu

24 Eylül 2019 Salı

Duvarları Delen Çizgiler'e Yasak



Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Hapishanesi’ndeki tutsak Mehmet Enes Tunç, çizimlerinin bulunduğu “Duvarları Delen Çizgiler” adlı kitabının hapishane yönetimi tarafından kendisine verilmemesini şikayet ettiği Diyarbakır İnfaz Hakimliği, net kararı verdi. Tunç’un avukatı dosyayı AYM’ye taşımaya hazırlanıyor.

Barış İnan, Cenan Genç, Hüseyin Yıldırım, Mehmet Enes Tunç, Mehmet Boğatekin, Melih Gürler, Ömer (Raman) Özdurak, Serdar Sürücü, Aynur Epli, Menaf Osman, Özlem Özdemir, Zehra Doğan (tahliye oldu) ve birçok politik tutsak, “Duvarları Delen Çizgiler” adlı karikatür kitabıyla bir araya gelmişlerdi. gorulmustur.org tarafından organize edilip, Homur Mizah Grubu’nun desteğiyle kolektif bir çalışmanın ürünü olarak hazırlanan kitap, aynı zamanda orijinallerinin sergilenmesiyle il il geziyor. Ayrıca yurt dışında da sergilenmesi planlanıyor.

TUNÇ’UN ŞİKAYET DİLEKÇESİ

Söz konusu kitap, bu kitapta karikatürleri yayımlanan ve Diyarbakır 1 Nolu T Tipi’nde tutulan Mehmet Enes Tunç’a verilmiyor. Hapishanenin eğitim kurulu başkanlığı tarafından kitabın içeriye verilmemesi üzerine Tunç, Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne şikayet dilekçesi yazdı. Tunç, dilekçesinde şunlara yer verdi: “Kitabın sakıncalı görülüp verilmedi ve sakıncaya gerekçe gösterilen şeylerin tümü maddi dayanaktan yoksun olup soyut kaldığı gibi Anayasa’nın birey hak ve hürriyeti ile düşünce özgürlüğü maddeleriyle çeliştiğinden eğitim kurulu başkanlığı kararının ortadan kaldırılmasını ve yayının tarafıma verilmesi talebinde bulunuyorum.”

İNFAZ HAKİMLİĞİ REDDETTİ

Mahkeme, kitabın Tunç’a verilmemesi noktasında karar vardı. Mahkeme, kararını ise şu sözlerle bildirdi: “Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü’nün 19-06-2019 tarihli ve 2019-126 sayılı karar incelendiğinde, hükümlüye kargo yolu ile gelmiş ‘DUVARLARI DELEN ÇİZGİLER ÖZGÜRLÜK TEMALI MAHPUS KARİKATÜRLERİ’ isimli yayının genel içeriği dikkate alındığında detayları kararda belirtilmiş, kurum güvenliğini tehlikeye düşürebilecek hususlar ihtiva ettiği anlaşıldığından 5275 sayılı kanun 62/3 maddesi kapsamında hükümlüye verilmemesine ilişkin kararda usul ve yasaya aykırılığa rastlanılmadığından, verilen kararın ONANMASINA, hükümlünün itirazının REDDİNE karar verilmesine şeklinde karar verilmiştir.”

Bu karar üzerine Tunç’un avukatının dosyayı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) taşıyacağı öğrenildi.


KAYNAK:
https://alevinet.com/2019/09/24/tutsak-cizere-kitabi-yasaklandi

23 Eylül 2019 Pazartesi

HOMUR GENE KAZ DAĞINDA



HOMUR Kaz Dağları Kirazlı'da yapılan etkinlikte sergilendi...



KAZ DAĞLARI ANDI

Ağaçların ayakları yok kaçmaya…
Elleri yok dövüşmeye…
Dilleri yok sövmeye…
O halde…
Kaz dağlarımızı biz savunacağız biz…
Bu dağlarda durursa kalbim bir gün…
Düştüğüm yere gömün…
Yüreğim dağ çiçeklerindedir…









10 Eylül 2019 Salı

Süleyman Turan'ı Uğurlarken



Süleyman TURAN, (1936-2019)


Sinema sanatçısı, çizgi romancı, karikatürist Süleyman Turan'ı kaybettik...

1936 yılında İstanbul'da doğan Süleyman Başturan ya da çizgi roman ve sinema dünyasında kullandığı adıyla Süleyman Turan, bir süre okuduğu İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, İngiliz Filolojisi Bölümünden ayrıldıktan sonra 1961-1963 yılları arasında Saim Alpago Tiyatrosunda sahneye çıkmıştır. Ancak, Ses dergisinin düzenlediği yarışmada finalist seçilerek 1963'den itibaren tiyatro faaliyetlerine son vermiş ve sinema oyuncusu olarak kariyerine devam etmiştir.


Süleyman Turan, çizgiroman kariyerine başlamadan önce Tahsin Demiray'ın Hafta ve Alâeddin Kıral'ın Yelpaze dergileri ve Hürriyet Gazetesi'nin eklerinde karikatürler çizmiştir. Turan'ın dokuzuncu sanatla ilgili çalışmaları ise 1960'ların sonunda Akşam Gazetesi sayfalarında çizdiği 'soap opera' türü bazı öykülerle başlamıştır. Gazete yönetiminin isteği doğrultusunda hazırlamaya koyulduğu bu tarzı Türkiye'de Faruk Geç ile birlikte en iyi uygulayan kişi olarak bilinen Turan, film senaryoculuğunun kazandırdığı bilgi ve deneyimle bütünleştirdiği başarılı çizgiroman senaryolarıyla kısa sürede popüler pek çok öykü çizmiştir. 1972 yılında Oğuz Aral ile birlikte Gün Gazetesi'ne geçen çizer, burada Fişek Fikri başlıklı mizahi konulu bir karakter yaratmıştır. Terkos Gölü'ne atıldığında burayı bir benzin gölüne çeviren bir kimyasal formülün çevresinde gelişen olayların işlendiği başlığı, gazete 1974 yılında kapanana değin çizmiştir, özellikle Sezgin Burak ve Cemal Dündar'ın olumlu destekleriyle çizgiroman sanatına yaklaşan Turan, bilhassa Dündar ve Remzi Türemen'in de yardımlarıyla birkaç tane de film, video afişi hazırlamıştır. Abdullah Turhan'ın yayınladığı Tolga dergilerine arasıra kurşun kalem ve senaryo katkıları da sağlayan sanatçı, büyük bir beceriyle çalışmalarını sinemayla birlikte yürütmeyi başarmıştır. Senaryolarının tamamını kendisinin yazdığı onlarca 'soap opera' öyküsünü 1986-2001 yıllan arasında çalıştığı Sabah Gazetesi için çizen Turan, on beş yıl boyunca bu tarzın basındaki ender uygulayıcılarından biri olmuştur.



Ödülleri :
1971 - Adana Altın Koza Film Festivali, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, “Yarın Son Gündür” filmindeki rolü ile
1972 - Antalya Altın Portakal Film Festivali, En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Ödülü, “Güllü” filmindeki rolü ile

KAYNAK: cizgidiyarı.com

Saadet Demir Yalçın




SÜLEYMAN TURAN'DAN BİR ANI- ATAY SÖZER

Süleyman Abi’yle Kuruluş/Osmancık dizisinde çalışmıştık. Oradan bir anı.
Yusuf Sezgin’le birlikte, Edebalı dergahındaki iki dervişi oynuyorlardı.
Kumral Abdal ve Dursun Fakı…
Yusuf Sezgin çok yakın arkadaşı, birbirlerine şakalar yapıyorlar, laf çakıyorlar sette onlar sayesinde pozitif enerji var.
Sahne gereği Osmancık (Cihan Ünal) dergâha gelir (Fotoğraftaki sahne), biran önce şeyhi görecek dervişler de onu karşılarken biraz beklemesini istiyor.

Yusuf Sezgin onu içeri buyur edip şöyle diyecek “Buyur geç dinlen hele, süt ayran ne dilersen getirsinler, ıhlamur tarçın kaynatsınlar, bazlama yapsınlar, elma kurusu börttürsünler.” İç gerilimi olan ciddi bir sahne.

Provalar yapılırken Süleyman Turan yüzündeki muzip ifadeyle lafa gidiyor.
“Yusuf, şef garsona döndün bari bir mönü uzat, önce ordövrlerden başla sonra ara sıcağa geç…”

Tabii bu makara karşısında ekibin gülmesi geçene kadar set 15/20 dakika duruyor.
Çok güzel anılar bıraktın Süleyman Abi, teşekkürler sonsuza kadar yaşa.





5 Eylül 2019 Perşembe

Karikatür Atölyesi Söyleşi





TRT-1 Radyo
Prodüktörlüğünü Hacer Çalışkan, sunuculuğunu Sevda Türkeri'nin yapmış olduğu Sanat Aktüel Programına Karikatür Atölyesi kurucusu Karikatürist Emre Yılmaz'ın konuk oldu. Emre Yılmaz'ın karikatür hakkındaki bakışı ve Atölye hakkındaki bilgilerin yer aldığı programı keyifle dinlemenizi dileriz.



18 Ağustos 2019 Pazar

HOMUR CAPE TOWN'DA


Dünyada bir gar için çıkan ilk mizah dergisi HOMUR (Sayı 84), karikatürist Atay Sözer, Canol Kocagöz, Atilla Atala, Çoşkun Göle, Hülya Erşahin ve Fotoğrafçı Özcan Yaman’ın katılımı ile 2 Nisan 2016 da 219.Pazar eyleminde dağıtıldı. Homur Dergisi Haydarpaşa özel sayısı Haydarpaşa Dayanışması uluslarası üyesi Ekmel Czm tarafından bir ay sonra 1 Mayıs (2016) da Afrika'nın Güney uç noktası Capetown da emekçilere okutuldu.



17 Ağustos 2019 Cumartesi

17 Ağustos Unutmadık!


Bas Mitropolus

Necati Abacı

Coşkun Göle





7 Ağustos 2019 Çarşamba

Homur Kaz Dağı sayısı haberi




SoL haber ve İstanbul Gerçeği siteleri Homur'un Kaz Dağı sayısını haber yaptı


soL - Haber Merkezi Salı, 06 Ağustos 2019

Homur Mizah ve Karikatür Grubu'ndan Kaz Dağları'na destek

2017'de hazırladığı Kaz Dağları özel sayısıyla da gündeme gelen Homur Mizah ve Karikatür Grubu Çanakkale'nin su kaynağı olan Atikhisar Barajı havzası ile Bayramiç ve Çan havzalarını altın ve gümüş madenciliğine karşı savunmak için büyüyen mücadeleye desteklerini iletti.

Çanakkale'nin su kaynağı olan Atikhisar Barajı havzası ile Bayramiç ve Çan havzalarını altın ve gümüş madenciliğine karşı savunmak için mücadele büyürken, bir destekte Homur Mizah ve Karikatür Grubu'ndan geldi. Çanakkale’nin Kirazlı Atikhisar Havzası’nda, Kanadalı altın şirketi Alamos Gold’un yerli taşeronu Doğu Biga Madencilik tarafından yapılan ağaç katliamının olduğu bölgeye yürüyüşe geçen yurttaşların baskısı sonuç verdi. Şantiye kapıları binlerce kişinin baskısı sonucu açılmak zorunda kalmıştı.

HOMUR Mizah ve Karikatür Grubu Şubat 2017 ayında Eğitim-Sen Çanakkale Şubesi ve Çevre Dostlarıyla beraber bir HOMUR  Kazdağları Mücadele Özel Sayısı çıkarmıştı.

Homur Mizah ve Karikatür Grubu ''Kaz Dağları Mücadelesini yükselten tüm dostlarla beraber olduğumuzu tekrarlarız'' destek mesajını yolladı ve Kazdağları Mücadele Özel Sayısı'nı hatırlattı:
 

Kaynak : Vişne Haber Ajansı-www.istanbulgercegi.com

Emre Yılmaz

 
Birol Çün





             

19 Temmuz 2019 Cuma

7 Temmuz 2019 Pazar

6 Temmuz 2019 Cumartesi

MAD DE TARİH OLUYOR

MAD MİZAH DERGİSİ DE KAPANMA KARARI ALDI

1952'de yayın hayatına başlayan Amerikan MAD mizah dergisi son sayısını yeni içerikle ağustosta çıkaracak. Buna karşılık bayilere dağıtılmamak kaydıyla dergi aboneleri için yeni kapaklarla ve eski içeriklerle yayınını belli bir süre daha sürdürecek. Resmi açıklamada kapatılma gerekçesi bulunmamasına karşın MAD'in, son yıllarda Donald Trump’ı en güçlü şekilde hedef alan yayın olmasının etkili olduğu söylenmektedir.


İSTANBUL’UN YENİ KÜLTÜR BAKANI

İSTANBUL’UN YENİ KÜLTÜR BAKANI TANER ÇETİN
Nurhan Uslu

İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul’un Kültür Bakanı’nı atadı. İstanbul’un yeni Kültür Daire Başkanı Taner Çetin oldu. Daha önce Silivri ve Avcılar’da kültür müdürlüğü görevlerinde bulunan Çetin, son olarak Beylikdüzü Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nü yürütüyordu. Halkoyunları hocası ve halk danslarında çağdaş düzenlemeleriyle tanınan bir koreograf olan Çetin, ulusal ve uluslararası birçok festivale katıldı ve organize etti.

Evli ve bir kız çocuğu babası olan Taner Çetin, İstanbul Silivri nüfusuna kayıtlı bulunuyor.

Başlı başına bir ülke niteliğindeki İstanbul’da, Kültür Daire Başkanı şehrin, “Kültür Bakanı” statüsünde yer alıyor. Taner Çetin’in göreve başlar başlamaz, İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’ne Turgay Yıldız’ı atayacağı belirtiliyor.

İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’ne Turgay Yıldız
Ankara doğumlu olan tiyatro sanatçısı Turgay Yıldız, yazar, yönetmen ve eğitmen kimliğiyle yıllardır tiyatro sanatına hizmet ediyor. Uzun yıllar televizyon kanallarında haber programları yapan sanatçı,    105 yıllık kurum olan Darülbedayi (Güzellikler Evi)  - İstanbul Şehir Tiyatroları’nın başına geçmeye hazırlanıyor.

Turgay Yıldız

KAYNAK: www.tiyatrogazetesi.net

2 Temmuz 2019 Salı

Amerika'da karikatürcü kıyımına devam


Amerika'da karikatürcü kıyımı devam ediyor, iki ay önce de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Trump'ın rehber köpeği olarak gösteren bir karikatür yayınlayan ABD gazetesi New York Times, baskı üzerine karikatür köşesini kaldırmıştı.


Bu kez Kanadalı bir haber grubu olan Brunswick News; Donald Trump'ı, boğularak ölen mülteci baba ile kızının cesetleri önünde golf oynarken gösteren bir karikatürü nedeniyle on yedi yıllık politik karikatürcüsü Michael de Adder'in işine son verdi!

Michael de Adder


1 Temmuz 2019 Pazartesi

Sivas acısının 26.yılı


Sivas'da faşist-dinci odaklar tarafından beceriksiz basiretsiz yöneticilerin gözleri önünde yakılan aydınlarımızın acısı hiç geçmedi 26.yılında hepsini saygıyla, özlemle anıyoruz....

Atilla Atala


Atay Sözer


Erdoğan Karayel




30 Haziran 2019 Pazar

Mordillo Hayatını Kaybetti

 Guillermo Mordillo
1932-2019

Dünyanın sayılı karikatürcülerinden sayılan , Arjantinli çizer Guillermo Mordillo hayatını kaybetti. Ardında sayısız karikatür, albüm ve çizgi film bıraktı.