23 Kasım 2017 Perşembe

KARİKATÜRİST ERTAN AYDIN'I KAYBETTİK

Karikatürist Ertan Aydın, Manisa'nın Salihli ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

Evrensel Gazetesi'nde'bir dönem karikatürleri yayınlanan Ertan Aydın, Manisa'nın Salihli ilçesinde geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.

Kaza, bugün saat 04.00 sıralarında, İzmir-Ankara Karayolu, Durasallı Mahallesi, yakınlarında meydana geldi. Kula'dan Salihli yönüne giden Erhan Adıgüzel, yönetimindeki otomobilin direksiyon kontrolünü yitirdi. Otomobil, karşıdan gelen Mehmet Sait Eroltu yönetimindeki TIR ile çarpıştı.

Otomobilin sürücüsü Erhan Adıgüzel ile Karikatürist Ertan Aydın kaza yerinde hayatını kaybetti. Erhan Adıgüzel'in Salihli'de emlakçılık yaptığı öğrenildi.

Aydın'ın cenazesi yarın öğlen namazının ardından Salihli'de toprağa verilecek.


Ertan Aydın arkadaşımız çizdiklerinden dolayı hapis yatmış karikatürcülerdendir. Susurluk kazası döneminde bu olaya asker kökenli kişilerin de karışmış olabileceğini vurgulayan bir karikatüründen dolayı orduya hakaretten yargılandı ve hüküm giydi. Daha sonra bu karar yargıtay aşamasında bozuldu Yargıtay 9.Ceza dairesinin verdiği karar düşünce suçları konusunda emsal oldu. Ertan Aydın Avrupa birliği mahkemelerine başvurup yüklü bir tazminat alma olanağını da "Ben AB'ye karşıyım onlardan para talep etmem" diyerek geri çevirecek kadar dik duruşa sahip biriydi.
HOMUR olarak arkadaşımızı saygıyla anıyoruz...



ADALET KURULTAYINA KATILMIŞ VE SUNUM YAPMIŞTI

Ertan Aydın

Ertan Aydın Çanakkale'de düzenlenen Adalet Kurultayı'na katılmış ve Yerel Medya, İnternet Medyası ve Adalet İlişkisi Çalıştayı'nda bir sunum yapmıştı. Aydın'ın sunumu şöyle:

"Somut duruma dair açıklama yapmama gerek yok zaten somut durumu hepimiz biliyoruz. Ortada net olan bir şey var cebren ve hileyle sandıklar ele geçirildi. Kendisinin çok güçlü olduğunu düşünen polis orduları, silahları, panzerleriyle her şeyi yapabileceğini düşünen, okulları, üniversiteleri, sanat galerilerini, kültür merkezlerini işgal etmiş, beyinleri tutuklamış, emsali görülmemiş vurgun ve kibrin mümessili olan bir muhatapla karşı karşıyayız.

Çok güçlüler, çok güçlü olduklarını düşünüyorlar ama zayıf bir noktaları var. Çok zayıf bir noktaları var. Mizahtan çok korkuyorlar. Mizahla karşılaştıkları anda çok güçsüz olduklarını düşünüyorlar. Hatta Gezi’de şunu gördük: Yüzlerce polislerine, panzerlerine, silahlarına, milyonlarca gaz bombalarına rağmen bir kahkaha karşısında çaresiz kalıyorlar, yeniliyorlar ve çıldırıyorlar.

Bu önemli gücün değerli olduğunu düşünüyoruz. Onların bu zafiyetlerini her zaman kullanacağız. Fakat bizim de mizah olarak bundan sonraki süreçte aynı zamanda bu çalıştayın hedefi olan yeni bir iktidar, yeni bir dönemden beklentilerimiz var. Bunların gerçekleşmesi gerekiyor.

Biz, özgür karikatürü, özgür mizahı, özgürce gülme, özgürce kahkaha atabilme, özgürce eleştirme hakkını engelleyici hatta etkileyici her türlü adli ve maddi baskıya son verilmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Karikatüristler ve mizahi eserler için şimdi değin verilmiş her türlü adli ve maddi cezanın yok sayılmasını istiyoruz. Karikatürist ve mizahçıların yargılandığı davalarda karar için karikatürist ve mizahçıların temsilcisi olan meslek örgütünün atadığı bir uzman, bilirkişinin şartını talep ediyoruz. Karikatür ve mizah ile ilgili davalarda mahkumiyet kararlarının hâkim kanaatine bırakılmamasını talep ediyoruz. Karikatürist ve mizahçılar hakkında şimdiye değin verilen her türlü adli ve maddi mahkûmiyet kararının affedilmesini, yok sayılmasını talep ediyoruz.  Mizahçılar üzerinde tehdit olarak kullanılan ceza ertelemelerinin kaldırılmasını talep ediyoruz. Hakkında somut ve ikna edici mahkeme kararı olmaksızın karikatürist ve mizahçıların istekli faaliyetleri nedeniyle gözaltına alınması ve tutuklanması işlemine son verilmesini talep ediyoruz. Bu işlemi engelleyecek yasal ve hukuki düzenlemeler derhal gerçekleştirilmeli ve uygulamaya geçirilmelidir.

Özgür karikatür ve özgür mizah üzerinde baskı gerekçesi olabilecek, özgürce iletim ve sunumu engelleyecek her türlü yasal gerekçe ve bahane ortadan kaldırılmalıdır.

Karikatürist ve mizahçıların iktidarı ve patronlarına karşı mesleki ve sosyoekonomik güvenlikleri sağlanmalıdır. Üretimi engelleyecek ve caydırabilecek her türlü adli ve maddi yaptırıma son verilmelidir.

Karikatürist ve mizahçıların özgürce fikirsel üretimlerini sağlayabilmeleri ve eleştiri haklarını kullanabilmeleri ve eselerini üretip paylaşabilmeleri için 212 sayılı yasa derhal yürürlüğe konmalıdır. Özgür karikatür, özgür yasa, özgür mizah, özgür eleştiri, özgür fikir üretimi ve paylaşımı için hayat öpücüğü niteliğindeki 212 sayılı yasa tekrar ve derhal yürürlüğe konulmalı, gazeteciler ve fikir insanlarıyla birlikte tüm karikatürist ve mizahçıların özgür üretimi ve özlük hakları güvenceye alınmalıdır.

Karikatür ve mizah yayınları için ötv muafiyeti, vergi indirimi, vergi ödeme kolaylığı, ucuz kâğıt tekrar sağlanmalı. Böylelikle var olanların yaşayabilmeleri, yenilerinin de hayat bulabilmeleri, bu sayede karikatürist ve mizahçıların eselerini özgürce üretebilecekleri, paylaşabilecekleri mecraların oluşmasına yardımcı olunmalıdır.

Karikatür ve mizah yayını amacıyla oluşturulmuş kuruluşlar ve meslek örgütlerinde mekân tahsisinin kaldırılması gibi politik tehditler uygulanmasından derhal vazgeçilmeli. Karikatür ve mizah yayınlarının ve meslek örgütlerinin kullandıkları kamu binalarına uzun vadeli kullanım garantisi taahhüdü verilmeli. Bu bizim için önemli çünkü bu noktada zayıf olan bazı arkadaşlarımız var. Yoksa menfaat ile alakası yok.

Karikatür ve mizahı arşive teşhir çabaları desteklenmelidir. Karikatürist ve mizahçılığı her türlü kamusal alanda sergileme olanağı sağlanmalıdır.

Mizahı ve karikatüristleri ilgilendiren her hukuksal ve iktisadi yasal düzenleme için mutlaka mizahçı ve karikatüristlerin ve temsil eden yapıların fikri ve onayı alınmalıdır.

Karikatürist ve mizahçılar eserlerini yönetirken patronlarını ve iktidara karşı tedirgin olmalarını ve korkmalarını engellemek için ihtiyaçları olan sosyal güvenlik önlemleri, prim ödeme kolaylıkları, kolay emekli olabilme hakları sağlanmalıdır.

Karikatürist ve mizahçıların sosyal haklarının ve üretim haklarının kolaylaştırabilmek için mesleki dayanışma ve kooperatifleşme desteklenmelidir.

Karikatürist ve mizahçıların ekonomik ve mesleki örgütlerini güvenceye almak, sıkıntılarını gidermek, gerekirse bireysel ve kurumsal olarak düşük faizli kredi imkânı sağlanmalı.

Konut edinmelerini, hayatlarını güvenceye almalarını ve kolaylaştırmalarını sağlamak amacıyla mesleki dayanışma fonu oluşturabilmeleri ve kooperatifleşmeleri için gerekli yardım ve teşvik sağlanmalıdır. Böylece karikatürist ve mizahçıların herhangi bir siyasi yapı, kurum ya da menfaat grubuna aidiyet hissetmeksizin tepki ve eleştirilerini özgürce iletebilecekleri, paylaşabilecekleri koşullar sağlanmalıdır.

Karikatür ve mizah yayınları için kâğıt ve hammadde teşviki sağlanmalı.

Adliyeler, devlet daireleri, havaalanları gibi yurttaşların yoğun olarak giriş çıkış yaptığı kamusal alanlarda karikatür ve mizah eserleri satış noktaları getirilmelidir.

Okul ve üniversitelerde karikatür sergi ve teşhir alanları oluşturulmalıdır.

Biliyoruz ki muhtaç olduğumuz kudret damarlarımızdaki gülüşlerimizde, insafsız ve haşin kahkalarımızdadır."

KAYNAK :EVRENSEL



12 Kasım 2017 Pazar

Canol Kocagöz Karikatür Sergisi


HOMUR çizeri Canol Kocagöz'ün karikatür sergisi İzmir Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi'nde sergileniyor...

AÇILIŞ :14 Kasım Salı
SAAT    : 18.00
YER      :  NEŞE VE KARİKATÜR MÜZESİ   (KONAK/İZMİR)



Sanatçı Canol Kocagöz kimdir?

Çal - Denizli’de 1949 yılında doğan Canol Kocagöz ekonomi tahsili gördü. 1970 yılından bu yana çizgileri çeşitli günlük gazetelerde, politika ve sanat dergilerinde yer aldı. Animasyon çalışmaları ile birçok afiş, dergi ve kitap kapakları da bulunan Kocagöz, Türkiye karikatürcülerinin tek mesleki örgütü olan Karikatürcüler Derneği’nin 1976 yılında genel sekreterliğini, 1996 yılında da genel başkanlığı görevlerini üstlendi, uzun yıllar da derneğin denetleme kurulu üyeliğinde bulundu. Türkiye’de kültür ve sanat hayatının özerkleşmesi çalışmalarında bulunarak Özerk Sanat Konseyi Girişim Kurulu’nun yönetiminde dört yıl karikatürcüleri temsil etti. Türkiye’nin sinema,plastik sanatlar,müzik,sahne sanatları,yazın ve tasarım alanlarının seçkin ve önemli 76 sanat kuruluşunun birliğinden oluşan Özerk Sanat Konseyi’nin 2003 yılında yapılan genel kurulunda plastik sanatlar alanını temsilen yönetim kuruluna, daha sonra da Özerk Sanat Konseyi genel sekreterliğine seçildi. 2008 yılında Özerk Sanat Konseyi dönem sözcülüğünü de yapan Kocagöz halen Özerk Sanat Konseyi Danışma Kurulu üyesidir.   

Türkiye’de DİSK-Birleşik Metal İş Sendikası başta olmak üzere çeşitli sendikaların basın yayın organları ile Yeni Ortam, Politika ve Evrensel günlük gazetelerinde çizdi. 

Homurcuk, Çocuk Dergisi Kırmızı Metal Karınca ile Homur Mizah Dergisi editörlüğünde bulundu.


Türkiye’de ilk kez duvarlara karikatür çizim çalışmalarını bir grup arkadaşı ile beraber gerçekleştirdi. Karikatürün bir grup arkadaşı ile beraber Türkiye’de tiyatro sahnesinde ilk defa kullanılmasını sağladı. Şili’de faşist darbeden kaçan mülteciler için Meksika Karikatürcüler Derneği’nin düzenlediği sergiye katıldı, geliri mültecilere verilmek üzere düzenlenen kitapta yer aldı. 

Türkiye’de ilk defa sinema emekçilerinin yapmış olduğu grevi karikatürleri ile destekleyerek grev çadırında ilk karikatür sergisini bir grup arkadaşıyla beraber gerçekleştirdi.                             

İngiltere’de, geliri Afrikalı aç çocuklara verilmesi için açılan sergi ve yapılanalbüme katıldı. 1999 Kocaeli- Gölcük Depremi sırasında bir grup arkadaşıyla açtıkları karikatür sergisini İstanbul Tabip Odası ile geliri depremde hayatını kaybeden sağlık emekçilerinin yakınlarına verilmek üzere hazırladıkları kartpostal albüme katıldı.  Çekoslovakya’da bir afişi Dünya Sendikalar Federasyonu’nun afiş yarışmasında sergilendi ve hazırlanan takvime alındı.                                                                                                                 

Yunanistanlı ve Türkiyeli karikatürcülerin Avrupa Birliği sponsorluğunda, AB başkenti Strasboug’ta “Komşular” konulu serginin Türkiye küratörlüğünü üstlendi.                                                                     

Bir çok  ulusal ve uluslararası yarışmanın jürisinde yer aldı. Almanya, İngiltere ve Türkiye’de kişisel sergiler açtı. Ayrıca eserleri bir çok ülkede sergilendi.       

“Başka Bir Dünya İçin:STOP” isimli karikatür albümüyle bazıları İngilizce’ye de çevrilen çocuklara yönelik  17 kitabı bulunan Canol Kocagöz; 2002-2004  yılları arasında yayınlanan eserlerinden seçilenerek oluşturulan “Panik Atak” isimli ikinci bir karikatür albümünü 2005 yılında yayınladı. 2012 yılında KESK ‘e bağlı Kültür Sanat Sendikası tarafından  “Bir Kara Ko-Medya” isimli albümü yayınlandı. Bu eser, bir emekçi sendikası tarafından yayınlanan bir karikatür albümü olmasıyla Türkiye emek ve mizah tarihinde bir ilki oluşturmaktadır.

Canol Kocagöz, bir grup arkadaşıyla beraber 1999 yılında Homur Mizah ve Karikatür grubunu kurdu. Grubun adını taşıyan, her sayısı ayrı bir sendikadan veya demokratik kuruluştan çıkan Homur Mizah Gazetesi’nin editörlüğüne devam etmektedir.



6 Kasım 2017 Pazartesi

AKM YIKILIYOR


Canol Kocagöz'ün KESK Kültür Sanat sendikası tarafından yayınlanan  "BİR KARA KOMEDYA" albümünden....
Günün anlamına uyduğu için yeniden yayınlıyoruz...


Mimarlar Odası'ndan Yeni AKM Projesi'ne tepki

Mimarlar Odası, Atatürk Kültür Merkezi (AKM)'nin yıkılıp yeniden yapılmasıyla ilgili projeye tepki gösterdi.

Özgür ALTUNCU - Faruk KAHRAMAN/ İSTANBUL, (DHA) Karaköy'deki Mimarlar Odası binasında basın toplantısı düzenleyen Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu, " AKM'yi yıkıma terk etmek de yıkmak da suçtur" dedi. 



"ASLINA UYGUN RESTORE EDİLMELİ"

AKM'nin bir kültür mirası olduğunu ve tarihi anıtsal bir yapı olarak yıkılamayacağını söyleyen Muhcu, AKM'nin daha önce alınan mahkeme kararında olduğu gibi aslına uygun olarak restore edilmesi gerektiğini söyledi.   

Algı yönetimiyle kültür mirasının yıkılıp yerine başka bir yapının yapılmasının meşrulaştırıldığını söyleyen Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhcu dün yapılan yeni AKM tanıtım toplantısının, "Koruma ve imar mevzuatına aykırı olarak, hukuki dayanağı olmayan, hazırlık sürecinde toplumdan gizlenen, mimari tasarım kültüründen yoksun, dogmatik bir gösteri" olduğunu söyledi.

"YENİ PROJENİN AKM İLE UZAKTAN YAKINDAN İLGİSİ YOK"

AKM'nin anıtsal bir yapı olarak yıkıma terk edildiğini söyleyen Muhcu, "Gösterisi yapılan yeni projenin AKM ile uzaktan yakından alakası olmadığı anlaşılmıştır" dedi. Projenin Murat Tabanlıoğlu'nun  tarafından yapılmasının AKM'nin korunduğu anlamına gelmediğini söyleyen Muhcu, "Anıtsal bir yapıya bizzat oğlu tarafından ihanet edilmesi, ayrıca mesleki olarak değerlendirilmesi gereken bir durumdur" şeklinde konuştu. AKM'nin Cumhuriyetin öz kaynaklarıyla yaptığı ilk ve tek yapı olduğunu söyleyen Eyüp Muhcu, "Taksim Meydanı'nı bütünleştirici bir ögedir. Mimari değerleriyle koruma hukuku, Türkiye'nin imza attığı uluslararası sözleşmelerle bu anıtsal yapının varlığı güvence altındadır. AKM'nin yıkılması karşısında, yargının aldığı, 'aslına uygun restore edilmesi kararı' önemli bir güvence oluşturmaktadır" dedi.

"HUKUK VE YARGI KARARLARI YOK SAYILMIŞTIR"

8 yılı aşkın bir süredir, AKM'yi yıkıma terk etmek, polis karakolu olarak kullanmak gibi eylemler ile anayasal sorumlulukların yerine getirilmediğini söyleyen Muhcu, "Yıllardır yaptığımız suç duyuruları işleme konulmayarak hukuk ve yargı kararları yok sayılmıştır. Mimarlar  Odası olarak, AKM'yi koruyan bir restorasyonun tamamlanarak toplumumuzun yeniden kültür ve sanatla buluşması amacıyla;  koruma hukuku ve bilime aykırı bir biçimde ve oldu bitti anlayışıyla gerçekleştirilmek istenen işlemlerin derhal durdurulması için hukuki girişimde bulunacağımızı önemle vurgulamaktayız" diye konuştu.

"BU ÜLKENİN SANATÇILARINI HİÇ KİMSENİN TERÖRİST İLAN ETMEYE GÜCÜ YETMEZ"

Mimarlar Odası'ndaki toplantıya Sanatçılar Girişimi Sözcüsü Orhan Aydın da katıldı. 600 sanatçıyı temsilen toplantıya katıldığını söyleyen Aydın, " Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre, doğa ve sanat düşmanlığına karşı bir araya gelmiş, erdemli sanatçıları terörist ilan etti. Ürettiklerini hayata ve insanlığa bırakan bütün sanatçı dostlarım adına bunu şiddetle reddettiğimizi ilan ediyorum. Bu ülkenin sanatçılarını hiç kimsenin terörist ilan etmeye gücü yetmez" dedi. Toplantıda, Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nden Mücella Yapıcı da bir sunum yaptı. AKM ile ilgili hukuki süreçleri belge ve bilgilerle anlatan Yapıcı, AKM'in Kentsel SİT alanı içinde olduğunun mahkeme kararıyla tespit edildiğini söyledi.

26 Ekim 2017 Perşembe

HOMURCUK 21 METAL KARINCA10

İndirmek için tıklayın


İndirmek için tıklayın


7 Ekim 2017 Cumartesi

Kaybedişimizin 2.Yılında Sennur Sezer

Atilla Atala

Saadet Demir Yalçın

Emeğin ve direncin şairi Sennur Sezer'i, aramızdan ayrılışının ikinci yılında özlemle anıyoruz.

Kadıköy Akademi Kitabevi’nde düzenlenecek bir törenle anılacak...
Türkiye Yazarlar Sendikası (TYS) ve Manos Kitap’ın birlikte düzenlediği anma etkinliğinde açılış konuşmasını sendika Genel Başkanı Mustafa Köz’ün yapacak. Sennur Sezer’in hayat arkadaşı Adnan Özyalçıner ve yayınevine adına konuşmacıların yanı sıra Sennur Sezer’in şiirleri katılımcı şair, yazar ve konuklar tarafından seslendirilecek. 
Kadıköy’deki Caferağa Spor Salonu’nun karşısında yer alan Akademi Kitabevi’nde 7 Ekim 2017 Cumartesi akşamı saat 18.00’da düzenlenecek olan etkinlik sonrası, Sennur Sezer’in daha önceki kitaplarında yer alamayn 28 şiirini de kapsayan ve Manos Kitap’tan çıkan “Bütün Şiirleri: Direnç” Adnan Özyalçıner tarafından okuyuculara imzalanacak.


KKTC'DEN BİR MİZAH DERGİSİ: TANTANA

"Tantana" haftalık mizah dergisi yayınlandı...

Vatan Gazetesi 27. yayın yılına girerken, 3 Mayıs 2017 tarihinde,
“Tantana” isimli mizah ve karikatür dergisi yayınladı. Çarşamba günleri
Vatan gazetesi ile ücretsiz olarak dağıtılacak dergi, diğer günlerde 5
TL'den satışa sunulacak.

Yapılan yazılı açıklamaya göre, Tantana mizah dergisinin Genel Yayın
Yönetmenliğini Hüseyin Çakmak’ın yapacağı, Yayın Kurulu'nda Kıbrıs Türk
Karikatürcüler Derneği adına Musa Kayra, M. Serhan Gazioğlu, Mustafa
Azizoğlu ve Mustafa Tozakı'nın görev alacağı bildirildi...

Tantana mizah dergisi kadrosunda yer alacak karikatürcüler ve mizah
yazarları şunlardır: Arif A. Albayrak, Devran Öztunç, Ulus Beledoğlu,
Mustafa Azizoğlu, Mehmet Ulubatlı, Elif Atamaz, Christakis Skoufaris,
Dolgun Dalgıçoğlu, Selen Selışık, M. Serhan Gazioğlu, Hüseyin Çakmak, Musa
Kayra, Mustafa Tozakı, Zafer Tutkulu, Mustafa Gökçeoğlu, Vasvi Çiftcioğlu,
Ulus Irkad, Orkun Bozkurt, Reşat Kansoy, Mehmet Kofalı, Aytaç Sönmez.

Dergide birçok mizahi karakterlerin yanısıra, geçmiş yıllarda çeşitli
gazetelerde yayınlanmış nostaljik Kıbrıs Türk basın karikatürlerinden
örnekler de yer alacak.

1970 kuşağı karikatür sanatçısı, Vatan gazetesi sahibi Erten Kasımoğlu,
gazetenin 27. yayın yılı dolayısıyla yayınladığı mesajda, 27 yıl boyunca
çok çetin mücadeleler vererek bugünlere geldiklerinin altını çizdi ve bu
süreç içinde Vatan’a katkı koyan tüm yazarlar ve çalışanlarına teşekkür
etti.

23 Eylül 2017 Cumartesi

17 Eylül 2017 Pazar

HOMUR SEÇKİSİ E-KİTAP


HOMUR'un EVRENSEL BASIM YAYIN'la çıkardığı HOMUR MİZAH SEÇKİSİ E-Kitap olarak PDF  Formatında

İNDİRMEK İÇİN TIKLAYIN

HOMUR MİZAH SEÇKİSİ


26 Ağustos 2017 Cumartesi

MUZAFFER İZGÜ'YÜ KAYBETTİK



Mizah ve çocuk yazının yaşayan en önemli temsilcilerinden biri olan Muzaffer İzgü’yü yitirdik…
Ardında 98'i çocuk olmak üzere 154 kitap, 200'e yakın radyo oyunu bırakarak edebiyat tarihi içindeki yerini aldı.

Bir süre önce internet medyasında sorumsuz bir yayıncının yaptığı haber sonucu öldü söylentileri çıkmıştı…
Bu kez de öyle palavra bir haber olacağını umut etmiştim ama ne yazık ki doğruymuş…
Geçen yıl Adana Film Festivali’nde karşılaşmıştık…
“Yeni kitap ne zaman ağabey?” diye sormuştum.
Eşi Günsel İzgü’yi bir süre önce önce kaybetmişti…
“Eşimin ölümünden sonra tek satır yazamadım; bundan sonra da yazabileceğimi sanmıyorum; o benim ilham kaynağımdı” demişti.
Bu güzel bir romantizm, Muzaffer İzgü’nün ne güzel bir insan olduğunu gösteriyor…

Şimdi ilham kaynağının yanındasın ağabey ikiniz de huzur içinde uyuyun… 

                                                                                                                      ATAY SÖZER






16 Ağustos 2017 Çarşamba

DEPREMİ UNUTMA UNUTTURMA


Büyük depremin 18.yılında yaşamlarını yitirenleri saygıyla anıyor; bir daha bu kadar can kaybı yaşanmaması için ilgililerin bilgisiz, bilgililerin de ilgisiz olmamasını diliyoruz.

Bas Mitropolus

11 Ağustos 2017 Cuma

Marksizm Bir Ustayı Kaybetti: RİUS


Meksikalı çizer ve yazar Rius (Eduardo del Rio Garcia), 8 Ağustos günü 83 yaşında hayata veda etti. Türkiyeli okur Rius’u “Çizgilerle Küba Devrimi”, “Yeni Başlayanlar için Marx”, “Yeni Başlayanlar için Mao”  “Yeni Başlayanlar için ABChe" kitapları ile tanıyordu.

EDUARDO RIO GARCIA RIUS
Meksikalı aydın, karikatürist, yazar, 1934’te Zamora, Michoacán’da doğdu. Tüm dünyada Ríus adıyla bilinen yazarın 100’ü aşkın kitabı bulunuyor. Rius, kararlı bir siyasi aktivist; ülkesindeki iktidarın ve ABD’nin neoliberal doktrinlerine, ayrıca Katolik Kilisesi’ne karşı eleştiri oklarını yönelten ilerici bir çizerdir.

İlk karikatürleri 1955 yılında Já-Já dergsinde çıktı. 1960’larda Meksika’nın belli başlı bütün dergi ve gazetelerine karikatürler çizdi. Meksika hükümetini keskin mizahıyla eleştirdiği Los Supermachos ve Los agachados serileriyle halkın sevgisini kazandı. Siyaset, vejeteryanizm, din, felsefe gibi konuları işlediği resimli kitapları arka arkaya geldi; herkesin anlayıp seveceği bir yalınlık ile keskin bir entelektüel duruşu bir araya getirmesiyle ün saldı. 1961’de, Moskova’da çıkan İzvestiya’ya çizen ilk yabancı oldu.

1970’te Küba tarihini ve devrimini anlattığı Cuba para principiantes’in İngilizce basımıyla birlikte dünyada da tanınmaya başladı. Ancak büyük ününe, 1972 tarihli Marx para principiantes’in İngilizceye çevrilmesiyle, 70’lerin sonunda ulaştı.1990’larda, yeni yeni resimli kitaplar üretmeye devam ederken, bir yandan da El Chahuistle ve kurucuları arasında bulunduğu El Chamuco adlı siyasi eleştiri dergilerine sürekli katkıda bulundu. Meksika’daki siyasi mizahın, kendisinden sonra gelen kuşakları için önemli bir örnek teşkil etti.


KAYNAK:http://ilerihaber.org/









30 Temmuz 2017 Pazar

YILMAZ BÜYÜKERŞEN'E SALDIRI

2014 yılında HOMUR'un
Eskişehir ziyaretinden

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Yılmaz Büyükerşen, önündeki sandalye ve masaların kaldırılması talimatını verdiği kafenin önünde Mahfuz Banlı adlı kişinin yumruklu saldırısına uğradı, saldırgan silah da çekti. Korumaların müdahalesi üzerine saldırgan Banlı kaçarken Başkan Büyükerşen, yakındaki Gençlik Merkezi’ne götürüldü. Saldırgan Mahfuz Banlı’nın 1992 yılında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nden emekli olduktan sonra otopark, kahvehane işletmeciliği yaparken ismi bazı cinayet, yaralama ve azmettirme suçlarına da karışmış olduğu öğrenildi.

Bir dönem karikatür de çizmiş olan değerli Yılmaz Büyükerşen'e HOMUR olarak geçmiş olsun diyor ve yapılan haksızlıklar karşısında gösterdiği dik duruştan dolayı kutluyoruz.



22 Temmuz 2017 Cumartesi

KEMAL TÜRKLER'i ANIYORUZ

Kemal Türkler (1926, Denizli - 22 Temmuz 1980, İstanbul) 
DİSK'in kurucusu ve ilk genel başkanı Kemal Türkler 'i katledilişinin 37. yılında saygıyla anıyoruz...

Portre:Atilla Atala


6 Temmuz 2017 Perşembe

NASRETTİN HOCA FESTİVALİNİN SON HALİ !


Akşehir’de 58 yıldır yapılagelen bir Nasreddin Hoca şenliği vardı…
Her yıl Temmuz ayı içinde mizahçılar, yazarlar, şairler, sanatçılar toplanıp Nasrettin Hoca’yı anarlardı…
Söyleşiler, sergiler, konserler düzenlenir, yarışmalar yapılırdı…
Yabancı konuklarla da uluslararası bir boyuta ulaşırdı…
En saygın kültür etkinliklerinden biriydi…
Bir hafta boyunca Akşehir’in o güzel, o aydın insanlarıyla mizah dolu günler geçerdi…
Bir mizah ustası temsili hoca olurdu… Erol Günaydın, Levent Kırca, Ferhan Şensoy, Cenk Koray, Halit Akçatepe,  Rasim Öztekin, Ata Demirer, Hasan Kaçan gibi isimler Nasreddin Hoca kimliğine girmişlerdi…
Geçmiş zaman kullanıyorum çünkü artık bu festival o eski festival değil…
Son yıllarda bu festival de her şey gibi gitgide iktidara benzeyeme başladı…
Her sene biraz daha bağnazlaştı…
Hoca Nasreddin yavaş yavaş İmam Nasreddin’e dönüştü…
Bu seneki temsili Hoca bir mizahçı değil, mafya tetikçisi rolleriyle tanınan iktidara yakın bir oyuncu…
Şunları söylemiş:
"Yüzlerinizi mahzun, üzüntülü görüyorum. Şunu söylemek isterim ki ben insanlara kahkaha attırmadım çünkü kahkaha zalimlerin sesidir. Kahkahanın bol olduğu bir dünyada mahzunların iniltisi duyulmaz. Ben güldürmedim de. Gülmek ve güldürmek edebimizde hoş bilinmez. Benim bir tek gayem vardı o da mahzun yüzlerde eşrefi mahlûkatın iç güzelliğini yansıtan tebessüm oluşlara biraz düşünmeyi sağlamaktır. Gözlerinizden tebessümü eksiltmeyin."

Kahkaha atmayı zalimlik, gülmeyi ayıp sayan, hiç güldürmediğini söyleyen bir Nasreddin Hoca…
Nazım Hikmet “… Nasreddin Hoca gibi ağlayan…” derken bunu kast etmemişti herhalde…
Bu dönüşümün ilk başladığı yıllardaki belediye başkanı eşeğe ters binen Nasreddin Hoca heykelini  “Hoca’yı gülünç hale sokuyorlar” diye kaldırıp düz binen bir heykel dikmişti.
İlginçtir din bağnazları dünyanın her yanında aynı belli ki, gülmeyi büyük bir günah sanıyorlar. Umberto Eco’nun “Gülün Adı” romanında ortaçağın bağnaz rahiplerinin mizah kitaplarını nasıl yasakladığı anlatılır.

58 yılda gelinen nokta bu. Zaten birkaç yıldan beridir aynı tarihlerde bir de “Kiraz Festivali” yapılmakta. Yakında “Aynı haftada iki festival çok bunları birleştirelim derler”, Nasreddin’i atarlar “Hoca Kirazı Festivali” yaparlar…
Bakanlık fonlarından nemalananlar illa ki bir festival yapmak zorundalar zaten, tercihleri Nasreddin yerine elbette satılıp para getirecek olan kiraz olur…
Normal liselerin imam hatibe dönüşmesi gibi bunu da dönüştürürler…

“Zaten bütün ülke olarak dönüşüyoruz bu ne ki?” diyeceksiniz…
Eh Nasreddin Hoca’nın dediği gibi; “Siz de haklısınız”.
Atay SÖZER


Temsili Hoca Ahmet Yenilmez

RIFAT ILGAZ - AZİZ NESİN

6 - 7 Temmuz iki büyük ustamızı kaybettiğimiz  kaybettiğimiz tarihlerdir.
7 Temmuz 1993'de Rıfat Ilgaz'ı iki yıl sonra 6 Temmuz 1995'de Marko Paşa Dergisini çıkartığı dostu Aziz Nesin'i kaybettik...
HOMUR olarak bu iki ustamızı saygı, sevgi ve özlemle anıyoruz....

Fantastik dünyaların çizeri Galip Tekin'i kaybettik


Yaz ayları mizahçılara pek iyi gelmiyor ne yazık ki, bir çizer arkadaşımızı daha kaybettik. Galip Tekin, Anrnavutköy'deki evinde hayatını kaybetti...
20 Nisan 1958 Konya doğumlu Galip Tekin, Gırgır'da fantastik absürt çizgi romanlarla tanındı. Sanatçının üç kitaptan oluşan Tuhaf Öyküler adlı serisi vardır..Fransa'da da oldukça ünlü olan Galip Tekin, Boğaziçi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde Art of Animation (animasyon sanatı) derslerine giriyordu. İstanbul Kanatlarımın Altında filminde kullanılan kanatların tasarımı da Galip Tekin'e aitti. Çizgi romanları "Acayip Hikayeler" adı altında TV'ye de uyarlanmıştı.

Saadet Demir Yalçın

Ergun Akleman


"Fabrika" adlı çizgi romanından
Uykusuz Dergisi'nden

2 Temmuz 2017 Pazar

Bir karikatür ustasını kaybettik:BEYTULLAH HEPER



Yaşamını Eskişehir'de sürdüren karikatür sanatçısı Beytullah Heper'i kaybettik...
1927 yılında Eskişehir’de doğan Heper, 1947 yılında karikatür çizmeye başladı. Beytullah Heper'in, Eskişehir yerel basınında Sakarya, İstikbal, Her Sabah, Saksağan, Çimdik gazete ve dergilerinde, ulusal basında Resimli Hikayeler, Hayat, Dolmuş, Tef, Akbaba, 20. Asır, Hafta, Yelpaze, Kırkbirbuçuk dergilerinde karikatürleri yayınlandı. Oluşturduğu Günlük Spor gazetesinde “Maraton Raşit” adlı bant karikatür tipi uzun süre yayınlandıb

Eskişehir Ticaret Odası Gazetesinde 1947'den beri ticari konulu karikatürler çizdi. Halen 2 Eylül Gazetesi'nde günlük karikatürler çizen Heper, ilk kişisel sergisini 1961 yılında Eskişehir’de açtı. Bir çok ulusal ve uluslararası karma sergiye katan Heper, İtalya’da “Venedik” konulu yarışmada Özel Ödül (1975), Altın Boynuz Haliç Uluslararası Karikatür Yarışmasında Bronz Boynuz Ödülü (1983), Milliyet Sanat Dergisi Abdi İpekçi Yarışmasında Mansiyon Ödülü (1984) ve 2003 yılında Eskişehir Sanat Derneği tarafından “Onur Ödülü” ne değer bulundu.




Homur Mizah Grubu 2014 yılında Eskişehir Atilla Özer Karikatür Evi
ziyaretinde Beytullah Heper'le


1 Temmuz 2017 Cumartesi

Madımak'da yitirdiğimiz canları bir kez daha anıyoruz

Necati Abacı
Turhan Selçuk
 


Atilla Atala

Adımizi


Mehmet Tevlim





Atay Sözer

ECEVİT'İN SESİNDEN
MADIMAK ŞİİRİ