14 Mayıs 2022 Cumartesi

Kemal Kenan Ergen'i Kaybettik

 


Mizah yazarı, karikatürist, senarist Kemal Kenan Ergen (Kemken), 55 yaşında hayatını kaybetti. Senaryosuna imza attığı çok sayıda sinema filmi, televizyon dizisi ve mizah dergileri için yazdığı köşe yazılarıyla hafızalardan silinmeyen Kemken çok erken yaşta aramızdan ayrıldı. Kemal Kenan Ergen geçtiğimiz ay kalp krizi geçirmiş ve hemen hastaneye kaldırılıp yoğun bakıma alınmıştı. 



9 Mayıs 2022 Pazartesi

Nesin Vakfı'nın banka hesapları bloke edildi


 

 Ali Nesin sosyal medyadan yaptığı açıklamada Nesin Vakfı’nın banka hesaplarının bloke edildiğini duyurdu.

Sevgili Dostlar,

Valilik banka hesaplarımızı bloke etti. Bu Vakıf’ta maaşlı çalışan var, okuyan, beslenen çocuk var demeden, acımasızca… Bir yere kaçtığımız, kaçacağımız da yok, devlet istediği zaman istediğini alır zaten. Banka hesaplarımızı bloke etmek en hafif deyimle ancak hoyratça bir tavır olabilir.

Konuyu kısaca anlatayım.

2017’de sizlerin de katkısıyla komşu araziyi satın almış, böylece Nesin Vakfı’nı büyütmüştük. Babamın hayaliydi, gerçekleştirdik.

Rabia Vakfına komşu olduk

Geçen yıl, İsmailağa cemaatinden olduğu anlaşılan Rabıta Vakfı yeni aldığımız bu arazinin hemen yanına yerleşti. Böylece onlarla komşu olduk. Eksantrik ve hatta sevimli bulduğum bu cemaatin yanı başımıza gelmesinden hiç rahatsız olmadım, hatta aksine, gülümsemeyle karşıladım. Türkiye farklı inançların, farklı görüşlerin, farklı yaşam tarzlarının bir arada barış içinde yaşayacakları bir ülke olmalı çünkü, aksi hâlde hiçbirimize huzur yok. 1995 Temmuzunda ülkeye döndüğümde de bu düşüncedeydim, bugün de bu düşüncedeyim. Siyasi tavırlarımı biliyorsunuz… Ama olaylar hiç de umduğum gibi seyretmedi.

Yanı başımızda kalabalık ve yüksek sesli ayinler düzenlediler. Bakışlarından ve hareketlerinden rahatsız olmamızı istedikleri anlaşılıyordu. Fotoğraflarımızı çekip özel hayatımızı ihlal ettiler. Tehdit ettiler. Çatalca’da aleyhimize dedikodular çıkardılar. Hiç nedensiz düşmanca bir tavır içine girdiler. Kaçak bir cami (ya da mescit) inşaatına başladılar. İçlerinden biri bize fiziken saldırdı. Hiçbir zaman tahriklerine kapılmadık ama gerekeni yaptık; ne yazık ki şikayetlerimizin hepsi resmî mercilerden geri döndü. Arkaları sağlam anlaşılan. Buraya kadar olanlar o kadar önemli değil, biz bu tür mücadelelerle çok haşır neşir olduk, âdeta nasırlaştık. Sonrası daha vahim.

Banka hesapları bloke edildi

Bir ay önce Valilik, izinsiz bağış kampanyası yaptığımız gerekçesiyle banka hesaplarımızı bloke etti. Şu anda paramıza ulaşamıyoruz. Hem araziyi hem de o süreçte toplanan parayı istiyorlar. Bir ay boyunca sorunu diyalogla, güzellikle, bu ülkeye ve insanlarına inanan uygar insanlar gibi çözmeye çalıştık, ama olmadı.

İzinsiz bağış kampanyası dedikleri de bir Facebook duyurusundan ibaret. Kaldı ki o zamanlar sosyal medya duyurularını kampanyadan sayan bir kanun maddesi de yoktu, üç dört yıl sonra çıktı.

Son bir söz: Nesin ailesi bu ülkenin düşmanı değildir, aksine, Birinci Dünya Savaşı’na, ardından gönüllü olarak Kurtuluş Savaşı’na katılan dedemi de sayarsak, üç kuşaktır karşılıksız bu halka hizmet ediyoruz, izin verirlerse daha da edeceğiz.

Yetti ama!


Burada Ali Nesin'in en büyük hatası başlangıçta cemaati eksantrik ve sevimli bulması olsa gerek.



1 Mayıs 2022 Pazar

Karikatürist Canol Kocagöz ile Çizgilerle Sınıflar Tarihi

 


Kitap Dedektifi youtube kanalında  Karikatürist Canol Kocagöz ile Çizgilerle Sınıflar Tarihi kitabı üzerine bir söyleşi yapıldı.





30 Nisan 2022 Cumartesi

1 MAYIS EMEĞİN BAYRAMI KUTLU OLSUN




Canol Kocagöz'le söyleşi 
soL Kültür | Görsel ve Politik Hafızamızda Yer Eden 1 Mayıs Afişlerinin Hikayesi





29 Nisan 2022 Cuma

Yurdagün Göker'i Kaybettik

 


Yaprak dökümü devam ediyor, karikatürist ustamız Yurdagün Göker'i de kaybettik.

Yurdagün Göker 1935 yılında Uzunköprü -Edirne’de doğdu. Kabataş Erkek Lisesi’ni bitirdikten sonra iktisat, arkeoloji ve sanat tarihi eğitimi aldı.


12 yıl Beşiktaş kulübünde basketbol oynadı, kaptanlık ve antrenörlük yaptı. Kendi ifadesiyle “rakamları hiç sevmedi”. Mesleğe 1952 yılında İstanbul’da Karakedi Mizah Dergisinde karikatürcü olarak başladı. Havadis, Son Havadis, Yeni İstanbul, Tercüman Türkiye Gazetelerinde, Hayat ve Ses Dergilerinde çizdi.


Montreal ve Scaremberg karikatür yarışmalarında ödül aldı. 1965 yılında Montreal’de ödül aldıktan sonra Almanya’ya gitti. Karikatür ve hikayeleri Bunte, Das Freizeit Magazin, Hobby, Horzu, Kicker gibi bir çok Alman yayın organında yer aldı. NASA için 30 dakikalık bir çizgi film yaptı. 1975 yılında Türkiye’ye döndü.


Hayat Yayınlarında danışman olarak çalışırken Milli Eğitim bakanlığı Yayınlar Komitesi Üyeliği ‘ne seçildi ve Bakanlık adına Yavrutürk dergisini çıkarttı. “Nasrettin Hoca” ve “Nasrettin Hoca’dan Keloğlan’a” adlı cizgi romanları yayınlandı. 13 Keloğlan albümü, 3 Bora albümü yayınladı, 400 masal resimledi. “Nasreddin Hoca Keloğlan’a İngilizce Öğretiyor” albümünü yayınladı.

Bu güne kadar ikisi yurt dışında olmak üzere beş kişisel karikatür sergisi açtı ve sayısız sergiye katıldı.

1 Mayıs 2022 Pazar günü öğle namazının ardından Marmara Üniversitesi İlahiyat  Fakültesi Camisi'nden alınarak Zincirlikuyu Mezarlğı'nda toprağa verilecek.

25 Nisan 2022 Pazartesi

Gezi Davasında Yanlı Karar

Barış Baklan

Osman Kavala için TCK'nin 312/1. maddesi uyarınca "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmaya teşebbüs etme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Kavala'nın yargılama sürecindeki davranışları ve eylemi işleme biçimleri dikkate alınarak takdiri indirim uygulanmadı. Heyet, Osman Kavala'nın bu suçtan tutuklanmasına karar verdi.



Osman Kavala hakkında "Siyasal ve askeri casusluk suçundan ise kesin ve yeterli delil bulunmadığından" beraatine karar verildi. Kavala hakkında TCK'nin 312. maddesi uyarınca hükmen tutuklamaya karar verildiğinden casusluk suçundan tahliyesine karar verildi.







Sanıklar Ayşe Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Yiğit Ali Ekmekçi'nin "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmaya teşebbüs" suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Ancak bu suçların asli faili konumunda bulunan diğer sanığa suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunmaları nedeniyle icrasını kolaylaştırdıkları anlaşıldığı gerekçesiyle 18'er hapis cezasına indirdi.

Bu sanıklar için de takdiri indirim uygulanmadı. Heyet, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasını geri bırakmadı ve erteleme kararı vermedi. Sanıklara verilen ceza miktarı ve suçun niteliği dikkate alınarak tutuklanmalarına karar verildi.

Homur karikatür ve mizah grubu olarak Geziyi savunuyor halkımızı hüküm giyen arkadaşlarımızla acil olarak dayanışmayı yükseltmeye çağırıyoruz.

Kaynak:Halk Tv

SON SÖZÜ SORULDUĞUNDA


Mücella Yapıcı: Son sözüm olduğunu düşünmüyorum. Ben 50 yıllık bir meslek insanıyım. Olabildiğince aydın olmaya çalıştım. Hiçbir zaman şiddetten yana olmadım. Toplum yararına mesleğimi onurla yürüttüm. Bugüne kadar tek bir çocuğuma haram lokma yedirmedim. hırsızlık, uğursuzluk, yolsuzluk yapmadım. Mesleğimi mesleğim doğrultusunda kullandım. Yaşamımdan onur duydum. Aynı onuru benim yaşıma gelince sizin de yaşamınızı umuyorum. Hüküm sizindir.



15 Nisan 2022 Cuma

Homurcuk 38 - Metal Karınca 27

 

  Dergimizin bu sayısını

Ahmet Zek YEŞİL, Asuman KÜÇÜKKANTARCILAR, Ahmet ERKANLI, Altan ERBULAK, Ali ŞUR, Altan ÖZESKİCİ, Aslı ALPAR, Aşık VEYSEL, Atay SÖZER, Atilla ATALA, Ayten KÖSE, Barış, Beşir GEROĞLU, Birol ÇÜN, Canan OĞUZ BAYRAKTUTAN, Canol KOCAGÖZ, Coşkun GÖLE, Dinçer PİLGİR, Ekrem KILIÇ, Emre BAKAN, Erhan TIĞLI, Ferit AVCI, Haydar ÖZAY, Hülya ERŞAHİN, Hüseyin ASLAN, Hüseyin ÇAKMAK, İbrahim ORMANCI, Lütfü ÇAKIN, Mehmet TEVLİM, Mehmet ZEBER, Mustafa EREMEKTAR ( Mıstık ), Mustafa YILDIZ, Necmi OĞUZER, Nevin ELİTEZ, Ozan ÇAVDAR, Rahime HENDEN, Savaş ÜNLÜ, Serdar KICIKLAR, Seyit SAATÇİ, Tayfun AKGÜL, Turhan SELÇUK eserleriyle yarattılar.


HomurCUK 38.sayısı 1 Mayıs ta meydanlarda, işyerlerinde, metal işçilerinin sıcak yuvalarında olacak.

HomurCUK  yazar – çizer emekçileri olarak

 Dostlarının ve İşçi sınıfı ile emekçi halkımızın

          1 M A Y I S

İşçilerin  ve Emekçilerin

 BİRLİK, DAYANIŞMA  ve MÜCADELE GÜNÜ’nü kutlarız.

HOMUR  1 Mayıs ta dostlarımızla meydanlarda.


HOMURCUK 38


METAL KARINCA 27

14 Nisan 2022 Perşembe

BALKAN NACİ İSLİMYELİ HAYATINI KAYBETTİ


1947 yılında Adapazarı'nda doğdu 1967 yılında şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olan dönemin İstanbul Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu’nun uygulamalı yetenek sınavını kazanarak girdiği resim bölümünde beş yıl resim eğitimi gördü. Birincilikle mezun olduğu okula bir yıl sonra 1973 yılında asistan oldu. Asistanlığı döneminde kazandığı Avusturya Hükûmeti’nin bursu ile litografi (taş baskı) eğitimi görmek üzere 1975 yılında Salzburg’a gitti. Yurda döndüğünde tez çalışmalarına devam eden sanatçı 1977’de “Görsel Sanatlar Öğesi Olarak Kurgu” adlı tezi ile yüksek lisansını tamamladı. Floransa’ya 1980 yılında bu kez İtalyan Hükûmeti’nin bursuyla giderek; Floransa Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde iki yıl boyunca çalışmalar yaptı. 1982 yılında yurda döndü. Doktoraya eşdeğer olan sanatta yeterlilik diplomasını 1983 yılında alan sanatçı üç yıl sonra 1986’da resim bölümünde doçent oldu. 1989 yılında New York'a giderek çağdaş sanatlar üzerine çalışmalar yaptı. New York Üniversitesi Hagop Kevorkian Yakındoğu Merkezi’nin davetiyle 1990 yılında burada çalışmalarda bulunan İslimyeli, 1991’de Fulbright bursuyla Güzel Sanatlar Fakültesi’nde çalışmalarını sürdürdü. Konuk sanatçı olarak davet edildiği ABD Hartford Trinity Koleji'nde çalıştı. 1996 yılında profesör oldu. Değişik ülkelerden aldığı davetlerle gittiği yerlerde kısa süreli çalışmalar yaptı. İslimyeli, eğitimciliğinin yanı sıra sanat kitapları, şiir ve öyküler yazmakta sinema ile de ilgilenmektedir. Şiir ve öyküleri Dost, Oluşum, Yazı, Gösteri, Argos, Kitaplık dergilerinde yayımlanmıştır. Marmara Üniversitesi’nde kendi adıyla resim atölyesi; yirminin üzerinde de yüksek lisans ve doktora tezi yöneten sanatçı, hâlen Işık Üniversitesi’ndeki öğretim üyeliği görevine devam etti bir dönem karikatür de çizen İslimyeli 14 Nisan Perşembe günü arkasında yüzlerce eser bırakarak hayata gözlerini yumdu.

KAYNAK:VİKİDEDİA

2 Nisan 2022 Cumartesi

Yaşayan Haydarpaşa Kitabı




Haydarpaşa dayanışmasını anlatan birçok yazarın katkısıyla YAŞAYAN HAYDARPAŞA adıyla kitaplaştı. Homur’un dayanışma süreci içindeki yerini  anlatan Atay Sözer’in “Homur Haydarpaşa’da” yazısı da kitapta yer almakta.





HOMUR HAYDARPAŞA’DA

 

Homur Mizah Dergisi 1999 yılından bu yanı faaliyette bulunan bir dergi.

En büyük özelliği bir sahibinin olmaması, parayla satılmaması.

Epey geniş yazar çizer kadrosuna sahip, çoğu profesyonel olan arkadaşlarımız sırf hareketin bir parçası olmak adına karşılık beklemeden eserlerini yollarlar.

Emeği savunan, fıstıki yeşil renkli bu dergi kâr amacı gütmemektedir. Bu yüzden pek çok yerli ve yabancı çizerin eserleri burada yer aldı.

İlk 44 sayısı Evrensel Gazetesi’nin hafta sonu eki olarak yayınlandı, daha sonra her sayısı farklı demokratik kitle örgütleri tarafından çıkartıldı. 2020 itibarıyla 87.sayısına ulaştı.

Bayilerde bulunmayan HOMUR dergiyi çıkartan demokratik kitle örgütü tarafından elden dağıtılmaktadır; bu konudaki sloganı, “Siz Homur’u bulamazsınız ama Homur gelir sizi bulur…”

Tabii Homur’un tüm sayılarına “homur.blogspot.com” adresinden ulaşmak olası.

Sendikalar, meslek örgütleri, odalar  adına şimdiye kadar 87 sayı çıkmış.

Ayrıca Homur Mizah Grubu olarak Birleşik Metal Sendikasıyla iki ayda bir HOMURCUK ve çocuklara yönelik KIRMIZI METAL KARINCA dergileri yayınına devam etmektedir.

 

Homur Mizah Grubu ayrıca çeşitli etkinliklere ve sergilere de katkı sunmaktadır.

Haydarpaşa Garı’nın gar özelliğini yitirme tehlikesi karşısında pek çok demokratik kitle örgütü aylarca süren “Haydarpaşa gardır gar kalacak” gösterileri arasında Homur da yerini aldı.

Haydarpaşa Garı çocukluğumdan beri beni etkileyen, türlü duygulara sürükleyen bir mekan olmuştu.

Görkem, tarih, hüzün, sevinç, umut, ayrılık, kavuşma, mutluluk ve daha pek çoğu.

Bu kadar çok, bu kadar tezat aynı anda olabilir miydi?

Söz konusu Haydarpaşa Garı olunca oluyordu işte.

Ustam Halit Refiğ’in Gurbet Kuşları filmi bu garda başlar.

Anadolu’dan köşeyi dönme umuduyla gelen bir aileyi görürüz;

Tanju Gürsu, Cüneyt Arkın, Mümtaz Ener, Pervin Par, Özden Çelik, Muadelet Tibet ve trendeki kaçak yolcu Haybeci rolündeki Hüseyin Baradan.

Finalde ailenin umudu hüsrana dönüşür, haybeci köşeyi dönüp İstanbul’a kral olma yolunda ilerlerken aile gene geldikleri trenle geri dönerler.

O filmin adı her geçtiğinde Haydarpaşa’nın görüntüsü gelir gözümün önüne.

 

Ve tabii Nazım’ın unutulmaz şiirindeki Galip Usta’nın tüm hayatının gözünün önünden geçtiği o merdivenler.

Haydarpaşa garında
1941 baharında
        saat on beş.
Merdivenlerin üstünde güneş
                                            yorgunluk
                                                        ve telaş.
Bir adam
        merdivenlerde duruyor
                  bir şeyler düşünerek.
Zayıf.
Korkak.
Burnu sivri ve uzun yanaklarının üstü çopur.
Merdivenlerdeki adam
                  -Galip Usta-
                            tuhaf şeyler düşünmekle meşhurdur:
«Kaat helva yesem her gün» diye düşündü
                                              5 yaşında.
«Mektebe gitsem» diye düşündü
                          10 yaşında.
«Babamın bıçakçı dükkanından
Akşam ezanından önce çıksam» diye düşündü
                                                                  11 yaşında.
«Sarı iskarpinlerim olsa
kızlar bana baksa»
diye düşündü
                          15 yaşında.
«Babam neden kapattı dükkanını?
Ve fabrika benzemiyor babamın dükkanına»
                                              diye düşündü
                                              16 yaşında.
«Gündeliğim artar mı?» diye düşündü
                          20 yaşında….

 

İşte garın yok olacak olması bütün bu duygulara bir de öfkeyi ekledi şimdi.

Bu yüzden Homur Mizah Grubu gar için bir şeyler yapmak zorunda hissetti kendini.

Öncelikle gar önünde bir sergi açılması kararlaştırıldı sonra da Haydarpaşa Garı için özel bir Homur sayısı düşünüldü; 84. sayımız olacak bu dergiyi çıkartan TMMOB Mimarlar Odası olacaktı.

Hemen hazırlıklara başlandı, yazarlardan çizerlerden katkı istendi ve kısa sürede işler gelmeye başladı.

 

Manşet ve başyazı önemliydi, o sayının içeriği hakkında bilgi verecekti, sıradan bir manşet olmamalıydı, çarpıcı, şaşırtıcı, ilgi çekici bir manşet olmak zorundaydı.

Bunun için de süreci iyi bilmek gerekiyordu.

Haydarpaşa hareketi içindeki Tugay Kartal dostumuzla yaptığımız bilgilendirme toplantılarında epey bir malzeme edindik.

Sürecin içinde olanlar gerçekten şaşkınlık verici, saçma sapan, sakil, rezil ögeler taşıyordu.

Bu sakilliği vurgulayacak bir manşet gerekiyordu.

Çocukların yaptığı çok kötü bir espri vardır ta öteden beri.

Çocuk arkadaşına sorar; “Tren desene.”

Arkadaşı yanıtlar, “Tren.”

Öteki de gülerek sözde esprisini patlatır “Öpsün seni Zeki Müren!”

Bu esprideki sakillik aslında tam da sürecin sakilliğiyle örtüşüyordu.

Manşeti bulmuştuk;

“Gelmezse eğer o tren/ Öpsün sizi Zeki Müren.”

Hem o söze gönderme yapıyor hem de süreci bu hale getirenlere laf çakıyorduk.

Başlığı ilk görenler sakilliği fark edip hemen eleştiriyordu,

“Bu bize yakışmadı yahu, çok seviyesiz oldu.” diyorlardı.

Oysa çok iyi yakışıyordu, tam yerine oturmuştu.

Yazıyı okumadan başlığa göre eleştiri yapanların çokluğunu bildiğimizden hemen ilk paragrafta bu durumu açıkladık.

Başlık son derece kötü, seviyesiz, zekâ yoksunu bir espri içeriyor; ilkokul çocukları bile artık bu tür esprileri çoktan terk etti.  Ama Haydarpaşa Garı konusunda bugüne kadar olan gelişmelere baktığımızda yaşananların seviyesizliğine son derece uygun düşüyor.

 

Bu açıklamadan sonra buradaki muzipçe gönderme anlaşılıyor ve “Gelmezse eğer o tren, öpsün sizi Zeki Müren.” ifadesi hareketin sloganlarından biri oluyordu.

Atay Sözer

 

 


Sabahattin Ali'yi Anıyoruz

Mim Uykusuz

 

2 Nisan 1948 Sabahattin Ali’nin katledilişinin 74.yılı.

Anıları ve mücadelesi biz Homur'u çıkaranların rehberidir önünde saygıyla eğiliriz.

Onun Markopaşa Mizah dergisindeki ilkeleri dergimizin de ilkesidir.

Sabahattin Ali Homur’da yaşıyor yaşatılıyor ve bizimle omuz omuza savaşıyor.

Homur Mizah Grubu


14 Mart 2022 Pazartesi

14 MART TIP BAYRAMI


Barış Baklan'ın Kargalarından Tıp Bayramı









Canol Kocagöz



Tayfun Akgül




Atilla Atala

11 Mart 2022 Cuma

TURHAN SELÇUK'U ANIYORUZ

Atilla Atala

Büyük karikatür ustamız Turhan Selçuk'u 12.ölüm yıl dönümünde saygı ve özlemle anıyoruz

Coşkun Göle



Atay Sözer



ZAMAN, TURHAN’A ÇALIŞIYOR
ASLI SELÇUK

“Günümüzün karikatürcüsü dünyamızı değiştirmek, gerekli olan değişiklikleri gerçekleştirmek amacıyla savaşım vermek zorundadır. Tüm insanların eşitliğinden, doğrudan, iyiden yana bir değişim için savaşım. Karikatürist bağnazlığın, cehaletin, çıkarcılığın, bilinçsizliğin, kötülüğün, ihanetlerin karşısında durmalıdır” diyor babam Turhan Selçuk.

Turhan Selçuk, evrensel bir çizgi ustası, caymaz bir Atatürkçü’dür. Düşüncelerinden, politik görüşlerinden en güç koşulların içindeyken bile ödün vermemiş bir aydın, bir mücadele adamıdır. Alçakgönüllü, büyük bir sanatçıdır. Hep ezilenlerin, sömürülenlerin, sesini duyuramayanların yanında olmuştur. 

“Karikatürün ham maddesi insandır, insanın çelişkileri, hırsları, yanılgıları, gözlemleri, özlemleri, umutlarıdır” diyerek insanları, toplumları oldukları gibi gördü, onların şaşırtıcı çelişkilerini süzgeçten geçirdi, eleştirdi.

“Değişmez olayların değişmez özünü yakalayan karikatürist ancak yarına kalacak yapıtlar yaratabilir” diyen Turhan’ın karikatürlerine baktığımızda onun ne denli evrensel, kalıcı, tüm zamanları kapsayan bir yaratıcı olduğu apaçık ortadadır. Turhan geçmişi, günümüzü, geleceği yorumladı. Karikatürleri zamanı aştı, dünyayı kucakladı. Benim görevim Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’u yaşatmak.

İlhan Selçuk’un da yazdığı gibi “Turhan’ın dünyası, yaşadığımız gerçek dünyanın eleştirisiyle oluştu... Coğrafyası dördüncü boyuta yayılır... Zaman, artık Turhan’a çalışıyor...”

- 11 Mart 2022

6 Mart 2022 Pazar

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Canol Kocagöz

Hülya Erşahin


 

Coşkun Göle

"ZAMAN, TURHAN’A ÇALIŞIYOR"
ASLI SELÇUK

“Günümüzün karikatürcüsü dünyamızı değiştirmek, gerekli olan değişiklikleri gerçekleştirmek amacıyla savaşım vermek zorundadır. Tüm insanların eşitliğinden, doğrudan, iyiden yana bir değişim için savaşım. Karikatürist bağnazlığın, cehaletin, çıkarcılığın, bilinçsizliğin, kötülüğün, ihanetlerin karşısında durmalıdır” diyor babam Turhan Selçuk.


Turhan Selçuk, evrensel bir çizgi ustası, caymaz bir Atatürkçü’dür. Düşüncelerinden, politik görüşlerinden en güç koşulların içindeyken bile ödün vermemiş bir aydın, bir mücadele adamıdır. Alçakgönüllü, büyük bir sanatçıdır. Hep ezilenlerin, sömürülenlerin, sesini duyuramayanların yanında olmuştur. 



“Karikatürün ham maddesi insandır, insanın çelişkileri, hırsları, yanılgıları, gözlemleri, özlemleri, umutlarıdır” diyerek insanları, toplumları oldukları gibi gördü, onların şaşırtıcı çelişkilerini süzgeçten geçirdi, eleştirdi.

“Değişmez olayların değişmez özünü yakalayan karikatürist ancak yarına kalacak yapıtlar yaratabilir” diyen Turhan’ın karikatürlerine baktığımızda onun ne denli evrensel, kalıcı, tüm zamanları kapsayan bir yaratıcı olduğu apaçık ortadadır. Turhan geçmişi, günümüzü, geleceği yorumladı. Karikatürleri zamanı aştı, dünyayı kucakladı. Benim görevim Turhan Selçuk ve İlhan Selçuk’u yaşatmak.

İlhan Selçuk’un da yazdığı gibi “Turhan’ın dünyası, yaşadığımız gerçek dünyanın eleştirisiyle oluştu... Coğrafyası dördüncü boyuta yayılır... Zaman, artık Turhan’a çalışıyor...”



18 Şubat 2022 Cuma

NATO'ya girişimizin 70.yılı

 TÜRKİYE'NİN SAVAŞ MAKİNESİ NATO'YA GİRİŞİNİN 70.YILI






KARİKATÜRLER CANOL KOCAGÖZ




7 Şubat 2022 Pazartesi

23 Ocak 2022 Pazar

Homurcuk 37- Metal Karınca 26

 

 Değerli Dostlar

Ekonomik sorunlar başta olmak üzere çeşitli sorunların halkımızı ve çalışma hayatımızı darmadağın ettiği karma karışık günlerde Grubumuz HOMUR  23.yaşına girdi. Yıllar içindeki her türlü zorlukları birliğimizin bizlere verdiği güçle aşmaya çalışan grubumuz HOMUR ile Disk Birleşik Metal-İş Sendikasının ortak projesi olan HomurCUK mizah dergimizin 37.sayısı ile Metal işçilerinin çocukları için ürettiğimiz Kırmızı Metal Karınca Çocuk Dergisinin 26.sayısı yayınlandı.Metal iş kolunda  12 Ekim’de başlayan sendikamız başta olmak üzere işçi sendikaları ile metal işverenlerinin sendikası ( MESS ) arasında ki Grup Toplu İş Sözleşmesinde anlaşmada grev aşamasından dönülerek zor şartlarda başarıyla sonuçlanan  uyuşmazlık döneminde oluşan dergimizi:

             Ahmet Zeki YEŞİL, Asuman KÜÇÜKKANTARCILAR, Altan ÖZESKİCİ,                   Aslı ALPAR, Atay SÖZER, Atilla ATALA, Ayten KÖSE, Barış, Beşir GEROĞLU, Birol ÇÜN, Canol KOCAGÖZ, Coşkun GÖLE, Dinçer PİLGİR, Ekrem KILIÇ, Emre BAKAN,            Hüseyin ASLAN, Hüseyin ÇAKMAK, İbrahim ORMANCI, Lütfü ÇAKIN, Lütfü DAĞTAŞ,Musa KEKLİK, Mustafa YILDIZ, Necmi OĞUZER, Ozan ÇAVDAR, Rahime HENDEN, Savaş ÜNLÜ, Serdar KICIKLAR, Seyit SAATÇİ, Tayfun AKGÜL, Ferit AVCI, Hasan KARACA, Hülya ERŞAHİN, Sevgi YILMAZ eserleriyle yarattı.


HOMURCUK 37

METAL KARINCA 26



KINAMA

 

Atilla Atala

Yeni bir korku iklimi yaratmak üzere olduğunu düşündüğümüz gerek Sedef Kabaş’ın tutuklanmasını gerek Sezen Aksu’ya yapılan saldırıları endişeyle karşılıyor ve bu durumu kınıyoruz.

HOMUR MİZAH GRUBU


20 Ocak 2022 Perşembe